Şehir Planlama Müdürlüğü
  • Hakkımızda
  • Çalışmalar
    • İlçeler
    • Çalışılan Planlar
    • Yürürlükteki Planlar
    • Katılım Etkinlikleri
    • İstanbul Geneli Çalışmalar
  • Arşiv
    • İstanbul Arazi Kullanımı
    • Üst Ölçekli Planlar
    • Stratejik Planlar
    • Araştırmalar
    • Özel Çalışmalar
  • Dahil Ol
    • Anketler
    • Fikrini Söyle
    • Gönüllü Ol
    • Soru Sor
  • Duyurular
  • İletişim
  • KVKK
  • YouTube
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu

İSTANBUL SENİN, BEYOĞLU SENİN

Beyoğlu’nun Geçmişi

Bugünkü Beyoğlu’nu şekillendiren geçmişten günümüze gerçekleşmiş önemli olaylar, kırılma ve dönüm noktaları

Beyoğlu ilçesinde yürüttüğümüz stratejik plan çalışmaları kapsamında Beyoğlu Arşivi için bugünkü Beyoğlu’nu şekillendiren geçmişten günümüze gerçekleşmiş önemli olaylar, kırılma ve dönüm noktalarını, yapımı bulunduğu döneme damga vurmuş, bulunduğu yer ile özdeşleşmiş veya ismini vermiş önemli yapıları derlemeye ve sıralamaya çalıştık.  Siz de Beyoğlu ile ilgili herkesle paylaşmak istediğiniz dokümanları FİKRİNİ SÖYLE formunu doldurarak bizimle paylaşabilir ve Beyoğlu Arşivinin oluşumuna katkı sunabilirsiniz. Sizden gelecek katkılarla son halini alacaktır.

  • 1455

    TERSANE-İ AMİRE (HALİÇ TERSANESİ) KURULUŞU

    Eski adı “Tersane-i Amire” olan Haliç Tersanesinin kuruluşu İstanbul’un fethinden hemen sonraya rastlıyor, Kasımpaşa’dan Hasköy’e kadar uzanan bu dev tesisin inşaasına 1455 yılında başlanmış. 500 yılı aşkın bir süredir Türk Denizciliğine hizmet eden bu tersane günümüzde İBB Şehir Hatları AŞ.’nin yönetim merkezine de ev sahipliği yapıyor ve İstanbul’ un vapurlarının bakım-tutumlarının yanı sıra özel ve kamu sektörüne de hizmet veriyor. Şu an faal durumda olan birçok Şehir Hatları vapuru, Haliç Tersanesi’nde inşa edildi. Yaşayan tarih olarak işlevini en iyi şekilde sürdürmekte.

    kaynak: https://www.sehirhatlari.istanbul/tr/sirketi-hayriye/tersanei-amire-396, http://www.taussmarine.com/seyirdefteri/index.php/fatihin-mirasi-tersane-i-amire/

  • GALATA SARAYI HÜMAYUN MEKTEBİNİN KURULMASI

    XV. yüzyılda saray mektebi enderûn, Osmanlı sarayında padişahın günlük yaşamını geçirdiği, sarayın eğitim birimlerinin, kütüphanenin, hazine odasının yer aldığı büyük bahçe içine kurulu bir kompleksti. Burada, başta padişah olmak üzere, saraydaki diğer görevlilerin danışabileceği, birçok alanda bilgi sahibi kişiler hizmet vermekteydi. Yüksek öğrenimlerini Saray Okulu’nda alan bu kişilerin ilk ve orta dereceli eğitimlerini layıkıyla sağlamak amacıyla, II. Bayezid, 1481 yılında Galata Sarayı Hümayûn Mektebi adında bir okul kurarak Osmanlı saray eğitiminin önemli bir parçasını oluşturdu. Kurum enderûna üst düzeyde eğitimli görevli yetiştirdiğinden, Mekteb-i Sultanî ve Galata Sarayı Ocağı gibi adlara da sahiptir.

    kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Galatasaray_Lisesi

    1481

  • 1491

    GALATA MEVLEVİHANESİ

    12. yüzyılda Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin öğretisi üzerine kurulan Mevlevi tarikatı, İstanbul’un fethinden sonra geçici bir süre Vezneciler’deki Kalenderhane’de yer aldıktan sonra 1491’de dönemin beyberbeyi İskender Paşa tarafından Galata surlarının dışına, bağ ve bahçeler arasındaki bu araziye taşınmıştır. Galata Mevlevihanesi İstanbul’un en eski mevlevihanesidir. 5 Ekim 1925’te çıkarılan tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması ve bazı unvanların yasaklanması ve kaldırılmasına dair kanun çerçevesinde faaliyetlerine son verildi. Çeşitli girişimler sonucunda müzeye dönüştürüldü ve 27 Aralık 1975 günü Divan Edebiyatı Müzesi adıyla ziyarete açıldı. 21 Kasım 2011’de Galata Mevlevihanesi Müzesi adıyla hizmet vermeye başladı.

    kaynak: Onur İnal, Pera’dan Beyoğlu’na, https://tr.wikipedia.org/wiki/Galata_Mevlevihanesi

  • OKMEYDANI VE OKÇULAR TEKKESİ

    İstanbul Okmeydanı, İstanbul’un fethinden hemen sonra gâzilerin ve halkın ok atması ve toplu halde dua edilmesi için Fatih Sultan Mehmed Han (1451-1481) tarafından vakfedilmiştir. Yakın komşuluğundaki caddelerde uzun mesafelere atılan okların düştüğü yerleri belirlemek için dikilmiş menzil (nişan) taşları vardır. Bu arazi üzerine pek çok padişah ve devlet adamları çeşitli katkılarda bulunmuşlardır. Fatih dönemi önemli devlet adamlarından İskender Paşa, II. Bâyezid zamanında burada bir tekke inşa etmiş ve bu tekkeyi atıcılar taifesine tahsis etmiştir. “Okmeydanı Atıcılar/Okçular ve Tîr-endâzlar Tekkesi” olarak isimlendirilen bu tekkenin, oluşturulma amacı ve faaliyetleri noktasında Türk kültür ve spor tarihi için oldukça önemli ve ayrı bir konumda bulunduğunu söylemek mümkündür. Okçular Tekkesi mescidinin ne zaman yapıldığıa dair literatürde tartışmalar mevcut olsa da mescidin Fatih Sultan Mehmed zamanında yapıldığı iddialarına karşın, 1505 yılında İskender Paşa tarafından inşa ettirildiği Bahtiyarzâde ve Gelibolulu Mustafa Ali’nin kayıtlarından anlaşılmaktadır.

    kaynak: https://okcularvakfi.org/istanbul-Okmeydani-ve-Okcular-Tekkesi-s-18, fotoğraf: SALT Araştırma, Ali Saim Ülgen Arşivi, 1940’lı yıllar

    1505

  • 1615

    BÜYÜK MEZARLIK

    17. yy’dan itibaren Taksim’den şimdiki İnönü (Gümüşsuyu) Caddesi’nin dönemecine kadar uzanan ve Ayaspaşa’nın büyük bölümünü kapsayan yöre aşağılara, Dolmabahçe’ye kadar mezarlık haline gelmiştir. 1615’te yapılan bir anlaşmayla burada, yukarılarda, Taksim’e daha yakın bir bölgede Hıristiyanlara da bir mezarlık yeri tahsis edilmiş ve bütün bu yöre, 19. yy ortalarına kadar “Grand Champs des Morts (Büyük Mezarlık)” olarak anılmıştır.

    kaynak: AYASPAŞA ÇEVRE ve GÜZELLEŞTİRME DERNEĞİ: AYASPAŞA’NIN TARİHİNDEN KISA KISA… (ayaspasadernegi.blogspot.com), fotoğraf: Arkeoloji ve Sanat Yayınları Arşivi, düzenleyen: Nezih Başgelen

  • MAKSEM’İN YAPILMASI

    Taksim meydanı adını meydanın girişindeki küçük su deposundan alıyor. Dört bir yanı denizle çevrili şehirde içme suyu bulmak, çağlar boyunca İstanbul’un en büyük sorunlarından biri olmuştu. Halk, ihtiyacı olan suyu genelde mahalle çeşmelerinden, kuyulardan ve tulumbalardan sağlıyordu. Su sıkıntısının büyük ölçüde çözülmesi, Sultan II. Mahmud’un 1732’de kentin göbeğine su deposu yaptırmasıyla mümkün oldu. Su, İstanbul’a bu depodan ve arkasındaki sarnıçtan maksem oldu. Suların dağıtıldığı yani taksim edildiği bu bölgeye de Taksim dendi.

    kaynak: Onur İnal, Pera’dan Beyoğlu’na

    1732

  • 1831

    PERA YANGINI

    Ferdiye Sokak’ta başlayan yangında Venedik Sarayı dışındaki tüm sefaretler, Galata’nın bir bölümü ve Galata Kulesi yandı. Beyoğlu mahallerinde toplam 3.000 ev yandı ve 104 kişi hayatını kaybetti. O zamanın imkânlarına göre hasar çok büyüktü. Bu tarihten itibaren Beyoğlu yeniden inşa edildi. Çıkan yangından sonra, II. Mahmut Galata Kulesinin üzerine iki kat daha çıktı ve külah biçiminde olan ünlü dam örtüsüyle kulenin tepesi kapatıldı.

    kaynak: Turan Akıncı, Yapılar, Mekanlar ve İnsanlar (1831-1923), https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/istanbul/gezilecekyer/galata-kules

  • İLK GALATA KÖPRÜSÜNÜN AÇILMASI (CİSR-İ ATİK)

    Sultan II. Mahmut (1808-1839) tarafından Azapkapı ve Unkapanı arasına, epey mesafeli bir köprü yaptırıldı. Açılış tarihi 3 Eylül 1836 olan bu köprü “Hayratiye”, “Cisr-i Atik” ve “Eski Köprü” olarak biliniyordu. Proje, Yüksek Amiral Fevzi Ahmet Paşa tarafından işçileri ve deniz tersane imkânlarını kullanarak icra edildi. Tarihçi Lüti’ye göre bu köprü duba bağlantısıyla yapılıyordu. Yaklaşık 500-540 metre uzunluğundaydı. Köprü 1912 yılında yıkılmıştır.

    kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Galata_Köprüsü, fotoğraf: Eugène Flandin(1853)

    1836

  • 1845

    İKİNCİ GALATA KÖPRÜSÜNÜN AÇILMASI (CİSR-İ CEDİD)

    İlk modern Galata köprüsü, 1845 yılında , Sultan Abdülmecid zamanında, annesi Bezm-i Alem Valide Sultan tarafından yaptırıldı ve 18 yıl kullanıldı. Köprüye ‘Cisr-i Cedid’ , ‘Valide Köprüsü’, ‘Yeni Köprü’, ‘Büyük Köprü’, ‘Yeni Cami Köprüsü’, ‘Güvercinli Köprü’ adları takılmıştı. Köprünün Karaköy tarafında, yeni köprünün Sultan Abdülmecid Han tarafından inşa ettirildiğini belirten Şinasi’nin bir beyti vardı. Yıllar içinde Cisr-i Cedid’in yerine yeni Galata köprüleri yapılmakla beraber, köprü geçiş ücretini 31 Mayıs 1930’a kadar köprünün her iki sonunda ayakta duran beyaz üniformalı memurlarca toplandı.

    kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Galata_Köprüsü

  • İLK BELEDİYE OLAN BEYOĞLU 6. DAİRENİN KURULMASI

    Osmanlı Devleti’nde İlk modern belediye teşkilatı bugünkü Beyoğlu ilçe sınırları içinde kurulan, Galata ve Pera (Beyoğlu) 6. Daire-i Belediye’dir ve günümüz yerel hizmetlerin başlangıç noktasıdır. Belediyenin kurulmasıyla Beyoğlu’nda İstanbul’un diğer semtlerinde görülmeyen bir gelişme sağlandı. Beyoğlu temiz ve düzenli caddeleri, sokakları, kaldırımları ve belediye bahçeleri ile İstanbul’un diğer semtlerine fark attı. Beyoğlu artık Osmanlı’nın Batı’ya açılan penceresiydi.

    kaynak: Turan Akıncı, Yapılar, Mekanlar ve İnsanlar (1831-1923), https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/712007

    1858

  • 1870

    BÜYÜK BEYOĞLU YANGINLARI

    “Beyoğlu Büyük Yangını-Harîk-i Kebîr” olarak bilinen yangın birçok değişikliğe ve yeniliğe neden olması bakımından önemli bir olaydır. Beyoğlu’nun yeniden yapılanması, düzenli itfaiye taburlarının oluşturulması, yangın sigortasının yaygınlaştırılması, kagir binaların sayısının artması, Şişli ve Nişantaşı gibi semtlerin önem kazanması bu yangından sonra başlamıştır. Büyük Beyoğlu yangınında Bugünkü Beyoğlu, Galata ve Karaköy tamamen yandı. Çıkan büyük yangın sonucu Taksim — Galatasaray arasında yaklaşık 3000 bina yok oldu.

    kaynak: http://www.yangin.org/dosyalar/buyuk_beyoglu_yangini.pdf, http://itfaiye.ibb.gov.tr/tr/istanbul-yanginlari.html, https://beyond.istanbul/bir-zamanlar-beyo%C4%9Flunda-25067cda0383

  • TÜNELİN AÇILMASI

    Ahşap vagonlu, buharlı sistemle çalışan, Londra Metrosundan sonra Dünyanın ikinci metrosu olan ve Karaköy-Beyoğlu arasında çalışan Tünel, Kurban Bayramının ilk günü, yerli ve yabancı çok sayıda seçkin davetlinin katıldığı törenle hizmete açıldı.

    kaynak: https://tunel.iett.istanbul/tr/tunel/pages/tunel-kronolojisi/566

    1875

  • 1880

    AYA TRİADA RUM ORTODOKS KİLİSESİNİN AÇILMASI

    İstanbul’un en büyük Rum Ortodoks Kilisesi olan Aya Triada ibadete açıldı. İstiklal caddesi meşelik Sokakta bulunan kilise

    fotoğraf: turanakinci.com

  • PERA PALAS OTELİNİN AÇILMASI

    1883 ile 1977 yılları arasında Paris – İstanbul arasında sefer yapan  Orient Express yolcularına alışkın oldukları yüksek standartları sunabilecek bir otel yoktu. Bu boşluğu, 1895’te ise açılış balosu yapılan Pera Palace Hotel doldurdu. Otel, Haliç’in muhteşem manzarasına hakim, kültürel faaliyetleri ve sosyal aktiviteleri nedeniyle ‘küçük Avrupa’ olarak bilinen Pera’nın Tepebaşı bölgesindeydi.

    kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Pera_Palas

    1894

  • 1912

    GALATA KÖPRÜSÜ

    Haliç’i birleştiren ve “Galata Köprüsü” olarak bilinen ilk köprü, 1845 yılında inşa edilmişti. Bu köprü 1863, 1875 ve 1912 yıllarında yenilenmiş; 1912’de inşa edilen Birinci Ulusal Mimarlık Akımı tarzındaki köprü, şehrin simgelerinden birisi olmuştur.

    kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Galata_Köprüsü

  • MAJİK SİNEMASININ AÇILMASI

    İtalyan Mimar Guiglio Mongeri tarafından İstanbul’da sinema binası olmak üzere inşa edilmiş ilk binadadır. Taksim’de Sıraselviler Caddesi girişinde bulunan yapı başta Majik Sineması olmak üzere uzun yıllar çeşitli isimlerle sinema salonu olarak kullanılmıştır. 1970’lerde İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun yerleşmesiyle tiyatro sahnesi olarak kullanılmaya başlanmış ancak 2007’de otel ve alışveriş merkezine dönüştürülmek üzere kapatılmıştır.

    kaynak: https://kulturenvanteri.com/yer/taksim-sahnesi/#16/41.036003/28.985046

    1914

  • 1914-1918

    I. DÜNYA SAVAŞI

    I. Dünya Savaşı; (1914-1918) devletlerarası kutuplaşma, Fransız ihtilalinin etkilediği milliyetçi hareketler, ham madde ve pazar arayışları neticesinde başlamış, Osmanlı imparatorluğunun da dâhil olmasıyla savaş uzun bir zamana ve geniş bir coğrafyaya yayılmıştı. Osmanlının da aralarında bulunduğu ittifak devletlerinin mağlubiyeti ile sonuçlanan savaş, siyasi alanda olduğu kadar sosyal alanda da yıkıcı sonuçlar doğurmuş, Osmanlı toplumu özellikle de Payitaht İstanbul bu süreçte derinden etkilenmiştir.

    İstanbul, kaybedilen topraklardan gelen göç dalgası, Batı Anadolu’nun Yunanlılar tarafından işgali ile oluşan göç ve Rusya’daki çarlık rejiminin yıkılışı ile başlayan Bolşevik devriminden kaçan Rus nüfusu için çekim merkezi ve yerleşim alanı haline gelmiştir. Bu göç dalgasından İstanbul bütünü ile etkilense de dönemin yoğunlaşma ve cazibe merkezi çok kültürlü ve çok dilli yapısı ile Pera olarak adlandırılan Beyoğlu bölgesiydi. Bu süreçte, artan nüfusun doğurduğu asayiş ve sağlık sorunları, pahalılık, gıda, konut sıkıntısı belirgin hale gelmiş, bu olumsuzlukların yanı sıra semtin kültür sanat hayatına etki eden gelişmeler de sinema, tiyatro gibi sosyal alanlarda da artışlar görülmüştür.

    kaynak: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/767851

  • İSTANBUL’UN İŞGALİ

    İstanbul’un İşgali, Osmanlı İmparatorluğu ve İtilaf Devletleri arasında imzalanan Mondros Ateşkesi ile Birinci Dünya Savaşı’nın bu ülkeler arasında sona erdiğinin ilan edilmesinin ardından gerçekleşmiştir. Osmanlı başkenti İstanbul, önce 13 Kasım 1918, sonra 16 Mart 1920’de olmak üzere iki kez işgal edildi. İlk işgalde, İstanbul’un önemli ve stratejik noktaları kontrol altına alındı ancak idareye el konulmadı; ikinci işgal ile idareye el konuldu.

    kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/İstanbul’un_İşgali

    1918

  • 1920

    İSTANBUL’UN 2. KEZ İŞGALİ

  • İSTANBUL İŞGALİNİN SONLANMASI

    6 Ekim 1923’te 4 yıl 10 ay 23 gün süren İstanbul İşgali sonlandı.

    1923

  • 1923

    YABANCI NÜFUSUN TİCARİ HAYATTAN ÇEKİLMESİ VE MÜSLÜMAN OLMAYAN NÜFUSUN BÖLGEYİ TERK ETMESİ

    Cumhuriyet yönetiminin, 600 yıllık çokuluslu ve çokdinli Osmanlı İmparatorluğu’nu en kısa yoldan tek ırk, tek dil ve tek dinden oluşan bir Türk ulus-devletine çevirme çabasının hedefe ulaşması için, ele alınması gereken en önemli konulardan biri Türkleşmeye direnen Pera’ydı.

    Elektrik üretim ve dağıtımı, havagazı dağıtımı, su dağıtımı, telefon ve telgraf haberleşmesi, tüm liman ve rıhtım işletmeleri, demiryolu, tramvay ve vapur ulaşımı, bankacılık ve sigortacılık, ithalat ve ihracat gibi ticari faaliyetler ve hizmetler yabancı şirketler ve azınlıklar tarafından sağlanırken 1923’ten itibaren Cumhuriyet döneminde Pera halkının ve ekonomisinin millileşmesi için çalışma izinlerinin kısıtlanması, Varlık Vergisi, Yunan vatandaşlarının Türkiye’de oturmalarına ve çalışmalarına olanak veren Ankara Antlaşması’nın yürürlükten kaldırılması gibi sert yaptırımlar; yabancı nüfusun ticari hayattan çekilmesine ve müslüman olmayan nüfusun bölgeyi terk etmesine sebep olmuştur.

    kaynak: Turan Akıncı, Cumhuriyet’te Beyoğlu (1923-2003)

  • "GRAND RUE PERA" OLAN CADDENİN İSMİNİN "İSTİKLAL CADDESİ" OLARAK DEĞİŞTİRİLMESİ

    “Rue De Petit Champs” olan caddenin isminin “Meşrutiyet Caddesi” olarak değiştirilmesi ve yine birçok sokağa yeni isimler verilmesi bu dönemde gerçekleşmiştir.

    kaynak: Turan Akıncı, Cumhuriyet’te Beyoğlu (1923-2003)

    1927

  • 1927-1929

    ELÇİLİKLERİN ANKARA’YA NAKLİ

  • TAKSİM CUMHURİYET ANITININ AÇILMASI

    Sultan I. Mahmud’un 1732’de kentin göbeğine su deposu yaptırmasıyla suların dağıtıldığı yani taksim edildiği bu bölgeye “Taksim” dendi. 18. yy’da büyük bir kısmı gayrimüslimlerin mezarlıklarıyla kaplıydı. Taksim’deki mezarlık dünyadaki sayılı büyük mezalıklardan birisiydi. 1860’lardan itibaren büyük mezarlık kaldırılarak Taksim Meydanı ve Taksim Gezi parkı yaratıldı.

    Taksim Cumhuriyet Anıtı, Taksim meydanını gerçek anlamda meydan yapan öğelerden birisidir. Anıt, meydan açsından önemli bir kentsel rol üstlenmenin yanında, siyasi ve sosyal bir simgedir. Bu simge de bronz ve mermerle canlandırılan genç cumhuriyettir.

    kaynak: Onur İnal, Pera’dan Beyoğlu’na

    1928

  • 1932

    TÜRKİYE’DE TÜRK VATANDAŞLARINA TAHSİS EDİLEN SANAT VE HİZMETLER HAKINDAKİ KANUN

    4 Haziran 1932’de kabul edilen kanun ile birçok meslek sadece Türkler tarafından ifa edilebilecekti. Bu kanunun çıkmasıyla yabancı ülke vatandaşlarının bu meslekleri icra etmeleri yasaklandı ve Yunan, İtalyan, İspanyol, Rumen ve Bulgar vatandaşı olan aileler Türkiye’yi terk etmeye başladı. Yunan pasaportu olan ama İstanbulda çalışan 9 bin kişi İstanbul’u terk etti.

    kaynak: Turan Akıncı, Cumhuriyet’te Beyoğlu (1923-2003)

  • II. DÜNYA SAVAŞI

    Savaşta Yunanistan’a yardım, Türkiye’ye sığınan mültecilerin bakımı, ordunun silah altında tutulması, dış ticaretin ciddi zarar görmesi sebebiyle yokluk ve pahalılık görüldü. Bu da Varlık Vergisi, ekmeğin karneyle dağıtılması gibi uygulamalara yol açtı. Savaşın etkisiyle 1938’den 1945’e ithalat yaklaşık 1.000.000 ton; ihracat ise 1.800.000 ton azaldı. Ülkedeki nüfus artışına rağmen tarım üretiminin 1938’den 1945’e 3.000.000 ton azalması, daha fazla ekonomik tedbire yol açtı; kısmi olarak vatandaşların elindeki tarım, hayvan ve orman ürünlerine el konuldu. Dönemin başbakanı Şükrü Saraçoğlu, 11 Kasım 1942’de yaptığı konuşmada gerekçenin orduyu ve ülkeyi emniyet altına almak olduğunu belirtti. Ülkedeki yokluğa paralel olarak karaborsacılık faaliyetleri arttı; hükûmetin tepkisi ise idama varacak kadar ağır cezalar vermek oldu. Yetersiz beslenmeye bağlı salgın hastalıklar görüldü. 1942’de Saraçoğlu’nun varlık vergisiyle ilgili basından destek istemesi üzerinde gazetelerde ve dergilerde gayrimüslimleri hırsızlıkla dolandırıcılıkla itham eden haberler yapıldı; karikatürler çizildi. 

    kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/II._Dünya_Savaşı%27nda_Türkiye

    1939-1945

  • 1940

    TOPÇU KIŞLASININ YIKILMASI

    Günümüzde yerinde Taksim Gezi Parkının bulunduğu, 1806 yılında Osmanlı padişahı III. Selim döneminde yapılan Taksim Kışlası  1940 yılında İstanbul Valisi ve Belediye başkanı sıfatıyla Lütfi Kırdar’ın isteği ve şehir plancısı Henri Prost’un tavsiyesi üzerine yıkıldı.

    kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Topçu_Kışlası

  • VARLIK VERGİSİ

    Varlık Vergisi kanununun resmi gerekçesi, hükûmet tarafından “olağanüstü savaş koşullarının yarattığı yüksek kârlılığı vergilemek” olarak dile getirilmiş ve herhangi bir dini veya etnik grup hedef alınmamıştır.

    Ancak verginin %52’sini ekalliyetler, %29’unu Müslümanlar ve %19’unu yabancılar ödemiştir. Verginin en çok tahsil edildiği İstanbul’da tüccarlık, sanayicilik, doktorluk, pastanecilik, lokantacılık gibi ekonomik alanların %87’sinin Ermeni, Rum ve Musevi şahısların ellerinde bulunduğu düşünülecek olursa, bu kadar yüksek gelir getiren iş kollarının sahiplerine daha fazla vergi tarh edilmesi bir realitenin yansıması olmuştur.

    kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Varlık_Vergisi_(Türkiye), Turan Akıncı, Cumhuriyet’te Beyoğlu (1923-2003)

    1942

  • 1948

    ATLAS SİNEMASININ AÇILMASI

    Atlas Sineması 1948 yılında 1860 kişilik koltuk kapasitesi ile Türkiye’nin en büyük sinema salonu olarak Atlas Pasajı’nda açıldı. Ön kısmındaki Küçük Sahne ve Kulis Bar ile birlikte İstanbul’da bir dönemin en önemli eğlence ve kültür merkezlerinden biri olarak hizmet veren sinema günümüzde yenilenerek tekrar hizmete açıldı.

  • HIZLI KENTLEŞMENİN BAŞLAMASI VE NÜFUS ARTIŞI

    1950 yılı, ülkemizde kentleşme açısından ilk hızın kazanıldığı, İstanbul için ise kentleşmenin etkilerinin belirgin hâle geldiği dönemin başlangıcı kabul edilebilir. İkinci Dünya Savaşının bitimini izleyen yıllardan 1950’ye kadar, Anadolu’dan önemli sayılacak ölçüde göçün İstanbul’a yöneldiğini ve söz konusu yıllarda nüfusun 860.000 den 983.000 e çıktığı (1945-1950) görülüyor.  1950’lerden itibaren ise İstanbul”un gelişiminde etkin olan en önemli unsur sanayi alanları olmuştur. 1950’de 983.041 olan kent nüfusu, 10 yıl sonra 1.466.535’e ulaşmıştır. Gecekonduların düşük gelir gruplarının yapılanma biçimi olarak ortaya çıkışı ve kendini bir problem olarak kabul ettirmesi de bu dönemin özelliklerindendir.

    kaynak: https://v3.arkitera.com/h47023-istanbulun-dunu-ve-bugunu.html, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/101084

    1950

  • 1955

    6-7 EYLÜL OLAYLARI

    Dışişleri yetkilileri Londra’da Kıbrıs temaslarına devam ederken, Atatürk’ün Selanik’teki evinde bir bomba patlamasıyla ilgili haber radyoda yayımlandı ve İstanbul Express gazetesi bu haberi abartılı biçimde büyüterek yayınladı. Bombanın dışarıdan atılmadığı ve içeride çalışanlar tarafından patlatıldığı fark edilince diplomatik bir skandal çıktı.

    Kıbrıs Türktür Cemiyeti’nin önayak olması ve diğer gençlik örgütleri, meslek kuruluşları, DP teşkilatı, bazı resmi ve gayriresmî makamların telkin ve teşvikiyle yerel kalabalıklar ve şehre dışarıdan getirilmiş olan kitlelerce 6 Eylül akşamı Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir yağma ve yıkım eylemi gerçekleştirildi.

    İlk saldırının ardından büyüyen kalabalık Kumkapı, Samatya, Yedikule, Beyoğlu’na geçerek gayrimüslimlerin toplu olarak yaşadığı birçok semtte önce Rumların, ardından da Ermeni, Yahudi ve hatta yanlışlıkla bazı Türklerin dükkânlarına saldırarak yağmaya başladı. İstanbul’daki Rum azınlığın ev, işyeri ve ibadet yerlerine yönelik bu saldırılarda emniyet pasif bir tutum sergiledi.  7 Eylül sabahına kadar süren saldırılarda aralarında kilise ve havraların da bulunduğu 5.000’den fazla taşınmaz tahrip edildi ve milyonlarca dolarlık mal sokaklara saçılıp, yağmalandı. İstiklal Caddesindeki tahribat ürkütücüydü zira 2293 hane tahrip edilmişti.

    1955 yılında İstanbul’da yapılan nüfus sayımına göre şehirde 103.800 Rum Ortodoks, 60.260 Ermeni, 76.960 Yahudi ve 21.900 Katolik yaşamaktaydı. 6-7 Eylül olayları üzerine İstanbul’dan bir göç yaşandı ama çok büyük ölçüde olmadı.

    kaynak: Turan Akıncı, Cumhuriyet’te Beyoğlu (1923-2003), https://tr.wikipedia.org/wiki/6-7_Eylül_Olayları

  • KARAKÖY MESCİDİNİN YIKILMASI

    1903 yılında Sultan II. Abdülhamit tarafından İtalyan mimar Raimondo D’Aronco’ya Art Nouveau tarzında inşa ettirilmiş olan Karaköy Mescidi 1956’da dönemin Başbakanı Adnan Menderes tarafından başlatılan “İstanbul’da İmar Hareketi” kapsamında Karaköy Meydanı’nı genişletmek amacıyla yıkıldı.

    kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Karaköy_Mescidi

    1958

  • 1960

    HALİÇ’TE SANAYİLEŞME

  • KIBRIS OLAYLARI VE 12 BİN RUM VATANDAŞIN SINIR DIŞI EDİLMESİ

    1964

  • 1975

    TAKSİM THE MARMARA OTELİNİN AÇILMASI

    Taksim meydanının güneyinde bulunan alanda yapı yapılmadan önce eski İstanbul Kulübü, Osmanlı Bankası Taksim Şubesi, Ankara Pazarı bulunuyordu.  İlk olarak İstanbul Intercontinental, sonrasında Marmara Etap, sonrasında The Marmara ismini alan otel 1975 yılında hizmete açıldı.

    kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/The_Marmara_Taksim_Oteli, https://web.archive.org/web/20140719110329/http://dergi.mo.org.tr/dergiler/2/273/3834.pdf

  • 1 MAYIS OLAYLARI

    1 Mayıs 1977 günü Taksim Meydanı’nda kutlanan İşçi Bayramı’nda 34 kişinin hayatını kaybetmesi ve 136 kişinin de yaralanması ile sonuçlanan olaydır.

    1977

  • 1980

    BEYOĞLU’NDA GERİLEME

    Tüccar, işadamları ve sanat çevresinin alt merkezlere kayması, Tarlabaşı yıkımları ile Beyoğlu’nun yapısal ve sosyal dokusunun ikiye ayrılması, kırsaldan gelen göçler, ülkedeki siyasi-politik gelişmeler ile 1960’larla 1980’lerin sonuna kadar uzanan yaklaşık 30 yıl boyunca Beyoğlu ekonomik ve sosyal açıdan sorunlu ve kimliksiz hale geldi.

     

  • 2634 SAYILI TURİZM TEŞVİK KANUNU

    Ülkenin küresel sermaye ile entegrasyonunun sağlanması amacına ilişkin yürürlüğe konan, planlama alanını ilgilendiren ilk düzenlemelerden biri olarak kabul
    edilebilir. Bu yasa, bütüncül planlama ilkelerinin hiçe sayılarak parçacıl planların ve plan tadilatları ile uygulama yapılmasının önünü açan bir kanun olması dolayısıyla çokça eleştirilmiş ve yürürlüğe girdiği tarihten bugüne kadar Turizmi Teşvik Kanunu’na dayanarak yapılan pek çok uygulama kamu yararına aykırılık teşkil etmesi sebebiyle dava konusu edilmiştir. Park Otel, Süzer Plaza (Gökkafes), Swiss Otel, Conrad Otel, Tat Towers, Ataköy Turizm Merkezi (Galleria AVM, otel ve yat limanı) ve BJK Plaza Turizmi Teşvik Kanunu’na dayanarak yapılan yapılardır.

    kaynak: https://jag.journalagent.com/planlama/pdfs/PLAN_26_3_234_250.pdf

    1982

  • 1986-1988

    TARLABAŞI BULVARININ AÇILMASI

    Tarlabaşı’nda yaşayan birçok gayrımüslim ülkeyi terketmesiyle 1960’lardaki göç dalgası sırasında hazine arazilerine izinsiz gecekondular yapılırken, tarihi konut alanlarının izinsiz kullanımı da yaygınlaştı. Tarlabaşı da bu alanların başında geliyordu. Gayrımüslimlerden boşalan bölge, bu göç dalgası sırasında yoğun bir iç göç aldı. 1984 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Bedrettin Dalan, 1986’da 350 adet tarihi nitelikli binayı yıkarak Tarlabaşı Bulvarı’nı açtı.

    kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Tarlabaşı_Bulvarı

  • GALATA VE ÇEVRESİ TURİZM MERKEZİ İLANI

    30.08.1989 tarih ve 89/14499 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Turizm Merkezi ilan edilmiş ve 03.09.1989 tarih ve 20281 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

    1989

  • 1990

    İSTİKLAL CADDESİNİN YAYALAŞTIRILMASI

  • BEYOĞLU KENTSEL SİT ALANI İLANI

    İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’nun 07.07.1993 gün ve 4720 sayılı kararı ile belirlenen Kentsel Sit Alanıdır.

    1993

  • 1999

    BABYLON’UN ASMALIMESCİT’TE AÇILMASI

    İstanbul’un en önemli konser mekanlarından biri olan Babylon Asmalımescit’te açıldı.

  • TAKSİM-LEVENT METROSUNUN AÇILMASI

    İstanbul Metrosu’nun 1. etabı Taksim — Levent arasında açıldı.

    2000

  • 2000

    GAYRİMENKUL VE İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN ÖN PLANA ÇIKMASI VE BÜYÜK PROJELERİN BAŞLAMASI

    Galataport, Tarlabaşı Kentsel Dönüşüm Projesi, Yeni Atatürk Kültür Merkezi Projesi, Kabataş Meydan Düzenlemesi ve Transfer Merkezi Projesi, Taksim Cami Projesi, Piyalepaşa İstanbul Projesi, Okmeydanı Kentsel Dönüşüm Projesi büyük ölçekli projelerden bazılarıdır.

  • BEYOĞLU KENTSEL SİT ALANI KORUMA AMAÇLI NİP ONAYLANMASI

    1/5000 ölçekli Beyoğlu Kentsel Sit Alanı Nazım İmar Planı 21.05.2009 tarihinde onaylanmış ancak 12.04.2017 tarihinde İstanbul 10. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. 4.02.2018 tarihli Danıştay 6. Dairesinin kararı ile iptal kararına kısmi bozma kararı getirilerek, plan kısmen iptal edilmiş, kısmen plan kararları korunmuştur.

    2009

  • 2010

    İSTANBUL AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ İLANI

    2010 yılı için İstanbul’un, Essen ve Pecs şehirleri ile birlikte Avrupa Kültür Başkenti olarak ilan edilmesi, şehrin derin tarihsel kimliğini ve zengin kültüre mirasını, bu defa uluslararası boyutuyla yeniden gündeme getirmesi açısından önemlidir. İstanbul’un Kültür Başkenti olarak ilan edilmesi üzerine şehir bazında İstanbul’un kültürel mirasını yeniden keşfetmek ve bunu dünya kamuoyuna tanıtmak adına gerek sivil toplum kuruluşlarının öncülüğünde gerekse de yerel yönetimlerin liderliğinde pek çok önemli faaliyetler meydana getirilmiştir.

    kaynak: https://dergipark.org.tr/tr/download/issue-file/18101

  • GEZİ DİRENİŞİ

    Beyoğlu ilçesinde bulunan ve sadece umumi hizmette kullanılmak koşulu ile tapuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edilmiş olan Taksim Gezi Parkı’na İstanbul 6. İdare Mahkemesi ve 2 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı olduğu halde Taksim Yayalaştırma Projesi çerçevesinde imar izni olmadan Topçu Kışlası’nın yeniden inşa etmesini engelleme eylemi olarak başlamıştır. Pek çok STK ve halk tarafından yapılan protestolar ilk olarak Taksim Gezi Parkı’nın yıkılmasını önleme amacıyla başlasa da, olaylar hükümetin izlediği diğer politikalara karşı gösterilen tepkilerle büyümüş ve ölüm ve yaralanmalarla sonuçlanmıştır.

    kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Gezi_Parkı_olayları

    2013

  • 2016

    BOMBALI SALDIRILAR

    9 Mart 2016’da 10:55’te Beyoğlu ilçesindeki İstiklal Caddesi’nde Irak ve Şam İslam Devleti ile bağlantılı Mehmet Öztürk’ün üzerindeki patlayıcıyı patlaması sonucu meydana gelen bombalı intihar saldırısı sonucu; 3’ü Amerikan-İsrail vatandaşı, 1’i İran vatandaşı ve 1’i saldırgan olmak üzere 5 kişi hayatını kaybetmiş, 36 kişi yaralanmıştır. 12 Ocak’ta gerçekleştirilen Sultanahmet saldırısının ardından, 2016 yılında İstanbul’da meydana gelen ikinci bombalı intihar saldırısıdır.

    kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Mart_2016_İstanbul_saldırısı

Şehir Planlama Müdürlüğü - İBB Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından ❤️ ile tasarlanmıştır.
  • Link to Youtube
  • Kişisel Verilerin Korunması Kanunu
Sayfanın başına dön
KVKK Bildirimi

İnternet sitemizde çerezler yoluyla kişisel veri işlenmekte olup; gerekli olan çerezler, bilgi toplumu hizmetlerinin sunulması amacıyla kullanılmaktadır. Diğer birinci ve üçüncü taraf çerezler ise açık rıza vermeniz halinde, sizlere yönelik reklam/pazarlama faaliyetlerinin yapılması, sitemizin daha işlevsel kılınması ve kişiselleştirmesi amaçlarıyla sınırlı olarak kullanılacaktır. Çerezlere dair tercihlerinizi Çerezleri Özelleştir paneli aracılığıyla yönetebilir, çerezlerle ilgili daha detaylı bilgiye Çerez Aydınlatma Metni’nden ulaşabilirsiniz.

Çerez Durumu : Google Analytics Her zaman aktif
Teknik depolama veya erişim, abone veya kullanıcı tarafından açıkça talep edilen belirli bir hizmetin kullanılmasını sağlamak veya bir elektronik iletişim ağı üzerinden bir iletişimin iletimini gerçekleştirmek amacıyla meşru bir amaç için kesinlikle gereklidir.
Tercihler
Teknik depolama veya erişim, abone veya kullanıcı tarafından talep edilmeyen tercihlerin saklanmasının meşru amacı için gereklidir.
İstatistik Durumu :
Sadece istatistiksel amaçlar için kullanılan anonim olarak teknik depolama veya erişim bilgileridir. Sadece anonim istatistiksel amaçlar için kullanılan teknik depolama veya erişim. Mahkeme celbi, İnternet Hizmet Sağlayıcınızın gönüllü uyumu veya üçüncü bir taraftan ek kayıtlar olmadan, yalnızca bu amaçla saklanan veya alınan bilgiler genellikle kimliğinizi belirlemek için kullanılamaz.
Pazarlama
Teknik depolama veya erişim, reklam göndermek için kullanıcı profilleri oluşturmak veya benzer pazarlama amaçları için kullanıcıyı bir web sitesinde veya birkaç web sitesinde izlemek için gereklidir.
  • Seçenekleri yönet
  • Hizmetleri yönetin
  • {vendor_count} satıcılarını yönetin
  • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
Çerezleri Özelleştir
  • {title}
  • {title}
  • {title}