Fikirler

13 yıldır Cihangir’de (Kılıçali Paşa Mahallesi) oturuyorum, ancak hiç bu seneki kadar gürültü kirliliği ile karşılaşmadık. Mekanlarda zabıta denetimi maalesef yok, asayiş polisinin her gece gelip ceza yazdığını, ancak ertesi gece hiç bir şey yokmuş gibi gürültünün devam ettiğini üzüntüyle izliyoruz. Maalesef Beyoglu Belediyesi yıllardır, bu semti, artık daha da başıboş bıraktı. Burada 100 yıllık tarihi binaların o gürültünün yarattığı titreşimlerden nasıl etkilendiğini düşünemiyorum. Mahallelerimiz yaşanmaz hale geliyor. Başkalarının yaşama hakkını yiyen eden bir eğlence biçimi kabul edilemez. Beyoğlu’nun eğlence kültüründeki yeri büyük. Ancak, Beyoğlu aynı zamanda konutların olduğu, mahalle hayatının devam ettiği yaşam alanımız. Yasam alanlarımızda gece kulüplerinin varlığı, o konut bölgesinin yaşanabilirliğini tehdit ediyor. Bu çeşit bir eğlence biçiminin getirdiği gürültü dışındaki etkenlerle de bahsedemiyoruz. Kavgalar, kapılarımız önüne istifra edenler, idrar yapanlar, ve bütün bunların sürekli tekrarlanması mahalle sakinlerinin tamamının en büyük derdi. Beyoğlu, sadece kültür ve eğlence ile anılır halde olduğu için, yaşam alanlarımızın, konut bölgelerimizin hiç bir sorunu yokmuş gibi davranılıyor. Beyoğlu Belediyesi zaten ilgilenmiyor, umarım konut bölgeleriyle alakalı bir şeyler yapılır.

Kasımpaşa semtinde, Küçük Piyale Mahallesi’nde yaşamaktayım. Mahalle ile ilgili en büyük sorunum, depreme dayanıksız, köhnemiş yapıları yoğun olmasıdır, örnek olarak eklerde bulunmaktadır. Bu doğrultuda, öncelik olarak bu bölgeye yoğunlaşıp, kentsel dönüşüm yapılmalıdır. Ek-1, Ek-2

Ümraniye’de yaşayan genç bir vatandaşım. Ümraniye, Hoş Sokak’ta yer alan yollarda, geniş deliklerde bulunmakta ve araçlar açısından risk teşkil etmektedir. Bunun çözülmesiyle beraber sokakların ve caddelerin düzenlenmesi, bu alandaki sert zemin yoğunluğunun azaltılması gerekmektedir. Yol kenarlarına daha çok ağaç dikilmeli, yeşil alan sayısı arttırılmalıdır.

1) Beyoğlu ile ilgili en çok rahatsızlık duyduğum konu mimari görünüşü ile ilgili yarattığı karmaşa. Özellikle, İstiklal Caddesi ile ilgili olarak kendi sahip olduğu mimari stilini, mevcut ticari işletmelerin tabelalarına ve yeni yapılmış olan binaların kendini öne çıkarmak uğruna modern tasarımlarla kaotik bir görünüme sahip olmasına sebebiyet veriyor. Hem turistik seyahat eden insanlar için hem buradan transit geçen vatandaşlarımız için, bu kaotik görünüm, kalabalıkla birlikte oldukça yorucu bir hal alıyor, hoş bir hatıra yerine, şikayet edilen bir görüntüye sebebiyet veriyor. Mimari kimliği tekrar geri kazandırılmalı, tabela, ışıklandırma vb. tümüyle yasaklanmalı, tüm renovasyonlar, tek bir mimari akılla onaylanmalı ve denetlenmeli.
2) Beyoğlu ve İstiklaldeki oldukça eski esnafların (kitapçılar, terziler, büfe, vs..) mevcut ekonomik sebeplerden dolayı kapanması, oradaki değişime sebebiyet veriyor, halbuki tarihsel kimliğini sadece binalarıyla değil, kalitesini koruyan eski işletmeleriyle de olur. Bazı devlet fonlarıyla buraların korunması hatta tekrar geri getirilmesi iyi olacaktır.
3) İstiklal ve Beyoğlu’nda diğer tüm kültür şehirlerinde olduğu gibi, sokak sanatları daha çok olmalı, konservatuar öğrencilerinin belirlenen noktalarda, kendi müzik tarzı sanatlarını kaotik bir sese sebebiyet vermeden icra etmeleri daha güzel olacaktır.

1.) Metrobüsün son durağı olan Tüyap’tan ile Büyükçekmece, Mimarsinan tarafına bir teleferik projesi düşünülebilir mi? Trafiği rahatlatmak ve turizm amaçlı kullanım olma ihtimali yüksektir.

2.) Ana arterlerde bulunan refüj demirleri, kışın tazyikli şekilde basınçla tuzlama yapabilecek şekilde borulardan oluşmalı ve kar tuzlama işlemi bir merkezden otomasyonlarla bilgisayar üzerinden kontrol edilmelidir.

İstanbul’da boş bekleyen konut stoğu, müteahhit, belediyeler ve bakanlık ile beraber protokol yapılabilir. Deprem riski bulunan binalar için boş konutlara aktarım yapılıp, deprem riski bulunan bu binalar yerine yeşil alan, kültür alanı gibi kamusal mekânlar tasarlanabilir.

Cevatpaşa – Yıldırım Mahallesi, Millet Caddesi üzerinde kaldırım genişletme ve kaldırımda araç parklarını önleme düzenlemesi oldukça yararlı olmuş. Fakat, kaldırımların üstüne yapılan beton dubaların %80’inin düzenlenmesinde hata olduğu için sağlam değiller. Dubaların düzgün durmaması acilen çözülmelidir.

Öncelikle insanlara böyle bir imkan sağladığınız için, tebrik ediyorum.

Şu ana kadar gelen 139 fikre baktığınızda sizin de göreceğiniz gibi, nispeten küçük alanları ilgilendiren sorunlarla ilgili istek ve çözüm önerilerini görmekteyiz. Genellikle o bölgede yaşayanların önerileri bunlar. Bu güzel bir şey ama yetmez. Olayın başka boyutları da var. Bu platformu o yönde de genişletmenizi öneriyorum.

Eksik olan kısım şu. Birincisi bu tip çağrıları işin profesyonellerini harekete geçirecek hale getirmeniz lazım. Yani özellikle mühendisleri teşvik etmeniz lazım. Bunun için de işin içine ödül konulmalı. Yani para. Bu sayede insanlar daha kapsamlı çalışmalar yapıp fikirlerini sunacaktır. Ancak  bunu yaparken 90’lı yıllardaki hataya düşmeyin. 90’lı yıllarda da İBB sorunlara çözüm önerileri için çağrı yapmış, kabul gören, işleme konulan projeler için 5000 TL gibi bir ödül koymuştu. Buradaki hata şu; belirlenen rakam hem çok küçük, hem de küçük projeye de büyük projeye de aynı rakamı vermişti. Dolayısıyla da yeterli ve anlamlı projeler pek üretilememiş idi. Burada püf nokta şu. Saf fikre değer verilmemesi ve buna ödenecek paradan kaçınılmasıdır. Oysa her şeyin başı fikirdir. O olmadı mı bir şey üretilemez.

Bazı fikirler yüksek mühendislik çalışması gerektirdiği için hem teknik, hem de maddi destek verilebilir. Yada İBB fikre ve patentte ortak olabilir. Bu imkanlar sağlanır ise çok iyi projeler çıkacağına eminim.

Beyoğlu Senin projesi kapsamında halka katılım hakkı vermenizi destekliyorum. İstiklal Caddesi’ni sevme sebebim, araç trafiğinin olmaması ve estetik yapıların yer alması. Fakat, bu yapılardaki tabelalar veya mimarisine uygun olmayan her türlü eklenti, ek çıkılan betonarme katlar bir sorun oluşturmaktadır. Bu konu hakkında umarım bir çalışma yapar ve mimari dokuyu geri getirebilirsiniz.

İstiklal Caddesi’nde tekrar ağaçlandırma çalışması güzel olmuş, fakat, konular ağaçlar saksı mı yoksa toprakla bağlantısı var mı emin değilim. Yapıların bu kadar yoğun olduğu bir alanda gerçek ağaçlandırma zor olsa da, mümkün oldukça saksıya hapsedilmemiş ağaçlar görmek daha iyi olabilir.

İstanbul’un en önemli sorunlarından biri olan trafik, özellikle sokak ve caddelerin köşe başlarına konan trafik ışıkları, bu sorun içinden çıkılmaz bir hâle sokmaktadır. Ayrıca, trafikte sola dönüşlerde ve direkt karşıya geçişlerde, düz giden bir yolda sola dönmek için yerleştirilmiş trafik ışıkları trafik akışını bozduğunu düşünmekteyim. Bu yüzden, sola dönüşler ile direkt karşı yola geçişler için bu geçişler engellenmeli, bunun için gerekirse duruma göre araç gidiş istikametinde 500 m. – 1 km uzaklıkta göbek noktasından dönüş sağlanmalıdır. Ek olarak, yan yoldan karşıya geçmek için battı-çıktı dediğim yöntem ile yolun altından karşı tarafa geçiş sağlanabilir.

İstiklal Caddesi’nde kışın soğuk ve karlı havalarda 100 metre aralıklarla mantar ısıtıcı durakları olabilir, insanlar, sokakta kalanlar ve rahat gezmek için ısınabilirler.

İstanbul’da terkedilmiş, yapımı tamamlanmamış, dış cephesinin boyanmamış, harabe halinde bırakılmış, dış cephe uyumu sağlanmayan binlerce yapı yapılmıştır. Bu görsel ve estetik açıdan düzensizliği, profesyonel grafiti gibi sokak sanatçılarına bırakmayı öneriyorum. Dünyanın her yerinden en yetenekli grafiti sanatçıları İstanbul’a davet edilip, emeklerini sergileyebilecekleri bir cephe verilebilir ve yarışma düzenlenebilir.

“Odeith” sanatçısı gibi köşe beton duvarlar üç boyutlu sanatla hayata geri çevrilebilir. Duvarlar, eski İstanbul otobüs grafitileri, insanların giyim kuşamı, yakın tarih ile süslenebilir. İstanbul, bunu bir turizme çevirebilir. Dünyanın her yerinden turistler grafiti sanatçılarının tasarımlarını görmek için İstanbul’a gelir ve şehrin belirli noktalarındaki eserleri görmek için turlara katılır.

Bunu uzun süredir kaçırılmış bir fırsat olarak görüyorum. Hem maddi olarak devletin cebinden bu binaların tamamen restore edilmesi, yeniden planlanması gibi bir masraf çıkmayacak, hem de İstanbul o eski ve yeni arasındaki köprüyü oluşturan büyüleyici bir şehir olarak günümüze adapte etmiş olacak.

İstanbul müzelerini içeren envanter çalışması üzerinde çalışmaktayım. İstanbul Senin portalında İstanbul ve Beyoğlu müzelerini görmek isterim.

Maltepe, Fındıklı’da oturmaktayım. Bu bölgede, iş alanında çok konut alanları bulunmaktadır. Bu kadar yoğun konut alanının olduğu bölgede, yeşil alan ve spor alanı bulunmamakla beraber çocuklar ve yetişkinler için oyun ve sosyalleşme amaçlı alanlar bulunmamaktadır. Mahallemizde yer alan boş alanlarını bu doğrultuda değerlendirilmesini talep ediyorum.

Adalar’da, özellikle Büyükada’da ada taksilerin asgari sabah 03:30’a kadar hizmet vermesini talep etmekteyim.

Beylerbeyi – Kuzguncuk Tüneli tekrar yaya geçişi için aydınlatma sistemi gibi düzenlemelerin yapılması ile beraber tekrar açılmalıdır. En azından sabah 06:00 ile akşam 22:00 arası yaya geçişine izin verilmelidir.

Beyoğlu’nun yeniden eski kimliğine kavuşması, Beyoğlu ve İstanbul için önemli bir konu. Tarihsel olarak özgün demografisini kaybetmiş bir bölge ve günümüze kadar “ötekilerin” var olduğu yer olmuştur. Arşivinizde ya da stratejilerinizde “Beyoğlu’nu geri alıyoruz” kampanyalarında oranın gerçek sakinlerini unutmamalıyız. Rumlar, Ermeniler, gece hayatı, LGBTQ+ bireyler ve seks işçileri unutulmaması gereken Beyoğlu sakinleridir. Beyoğlu, tarihi süreç içerisinde aile yeri olmamıştır, her zaman toplum dışına itilenlerin nefes alabildiği özgür bir yer olmuştur. Bu yüzden, Beyoğlu’nda yaşayan bir vatandaş olarak bu konunun irdelenmesini talep ediyorum.

Turşucu Deresi nedeniyle Baraj Yolu ile Fırat Caddesi tam anlamıyla 20 yıldır entegre olamadı. Bu yüzden, bu iki caddenin birleştirilip, entegre olmalıdır. Baraj yolu ile Ataşehir Bulvarını bağlamayı sağlayacak bu bağlantı bölgedeki yoğun trafiği de azaltacaktır. Ayrıca, Baraj Yolu ile Dicle Caddesi arasındaki boş alanın yeşil alan olarak düzenlenmesini talep ediyorum.

Pendik’te Hukukçular Caddesi’nde oturuyorum. İBB’nin “Yuvam İstanbul” Velibaba okulunun yanında boş bir arsa bulunmaktadır. Bu boş arazinin, Mecidiyeköy Meydanı’nın düzenlenmiş hâli gibi tasarlanmasını ve yeşil alan olarak halka kazandırılmasını istiyorum. Belki içerisinde bir kütüphanenin olduğu ya da sanat galerisinin yer aldığı bir yeşil alan olabilir. Özellikle, bu tür işlevsel alanlara Pendik İlçesi’nin ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

1.) Ailem 90 senedir Beyoğlu, Halıcıoğlu Mahallesi’nde ikamet etmektedir. Bundan 10 yıl önce Halıcıoğlu parkında balık tutulmasını önerdik, ama şuan Halıcıoğlu sahilini tel örgüler ile kapatılarak, halkın kıyı ile ilişkisi kesildi. Halıcıoğlu sahilinin özelleşmesini, yat ve tekne sahibi olanların araçları ile teknelerine kadar gelerek, sahili işgal etmelerini istemiyoruz. Sahile, demir parmaklık, tekneler ve araçlardan dolayı ulaşamıyoruz. Bu yüzden, sahilin, halk ile bütünleşmesini talep ediyorum.

2.) Mahallemizde özellikle otopark sorunu zamanla büyüyor. İSPARK’a ait katlı yer altı otoparkı bu sorunu çözebilir. Bu yüzden, Hasköy spor kulübünün bulunduğu alan otopark kullanımı için elverişlidir.

Taksim, İnönü Caddesi’nin Beşiktaş’a uzanan trafiği, yoğun taksi giriş-çıkışı olan bölgede trafik yoğunluğu yaratmaktadır. Ayrıca, AKM açılmasıyla beraber otopark giriş ve çıkışlar, bölge trafiğini daha da yoğunlaştıracaktır. Toplu taşımanın oldukça zengin olduğu Taksim İnönü Caddesi’ndeki dolmuş duraklarının da kaldırılarak, toplu taşıma olmayan bir bölgeye kaldırılması gerekmektedir. İstanbul’un en büyük sorunu olan trafik ve otopark sorunu çözülmelidir.

Sultangazi – Arnavutköy – Havalimanı yolu güzergâhında, Habibler çıkışındaki (İstanbul Kum’un orada), Fenertepe mevkiindeki trafik ışıklarında, Şamlar yol ayrımındaki trafik ışıklarında yoğun bir trafik oluşmaktadır. Boğazköy yol ayrımında yer alan trafik ışıklarında da vakit kaybı yaşanmaktadır. Havalimanına ücretsiz şekilde ulaşmak isteyen kişiler bu bölgelerde, istenmeyen yoğun bir trafikle karşılaşmaktadır. Bu yüzden, trafiğe sebep olan bu trafik ışıklarının kaldırılması, bunun yerine Habibler çıkışına olmak üzere özellikle Fenertepe, Şamlar ve Boğazköy yol ayrımlarına alt geçitle ulaşımın kesintisiz sürdürülmesi, ayrıca gelişen ve gelişecek olan Arnavutköy-Havalimanı güzergâhı trafik sorununu ortadan kaldıracaktır.

Günümüzde plastik kullanımı çok yaygın ve bunu minimuma indirmek için metro ve metrobüs alanlarında yer alan otomatların kaldırılarak, içine su tankları koyulmalıdır. Bu su tankları ile insanlar, daha uygun fiyatla, kendi cam şişeleri ile su alabilmelidir. Hem ekonomik hem de doğayı korumak adına geliştirilip, yaygınlaştırılmalıdır.

Maltepe, Cevizli Mahallesi, Tansel Caddesi’nde yaşıyorum. Son 20 yıl içerisinde mahallemizde bütün tek katlı yapılar, apartmanlaştı. Mahalleye, metro istasyonu, AVM, adalet sarayı gibi birçok mekân yakın ve Tansel Caddesi ile ulaşılabiliyor. Ancak, bugüne kadar tam anlamıyla bir düzenleme ya da yenileme yapılmadı. Bu cadde, mahalle için önemli bir cadde ve mahalleli için düzenleme yapılmalıdır.

İstanbul, estetik konusunda karmakarışık ve düzensiz bir yapıdadır. Bu doğrultuda, bir tasarım ofisi ile çalışarak, modern, ekonomik ve estetik açıdan bütünsel bir tasarım yapılmalı. Ayrıca, bu alternatifler, katılım yoluyla seçilmelidir.

Esenyurt, Yeşilkent Mahallesi, 1802. Sokak’ta ikamet etmekteyim. Bulunduğum yere yaklaşık 15-20 metre uzaklıkta Haramidere geçmekte ve son günlerde aşırı kötü kokması, derenin içerisine atılan çöpler, dereden akan atık suyun renginin sürekli değişmesi gibi sorunlardan dolayı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na şikayette bulundum. Daha sonra, yaptığım araştırmalar neticesinde İBB’nin konuyla ilgili olarak bir çalışma planladığını, ancak çalışmanın sadece Avcılar özelinde olduğu anlaşılmaktadır.

Bu sorunlardan dolayı, Avcılar ve Esenyurt İlçe  belediyeleriyle entegre olarak bütüncül ve kapsamlı bir çalışma yapılması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca, Haramidere’nin çevreye ve inan sağlığına verdiği zarar ile çevre kirliliğinin önlenmesi gerekmektedir. Haramidere’nin uzmanlar tarafından kapsamlı bir çalışma yürütülerek incelenip temizlenmesi ve dereye atık su bırakan fabrika vb. yapıların denetlenmesini istiyorum.

Toplu ulaşımda denizyolu kullanımına ağırlık verilmesini istiyorum. Örnek olarak; Beşiktaş’ta ve Avcılar’da iskele bulunmakta, ama bu iki ilçe arasında çalışan denizyolu ulaşımı bulunmamaktadır. Bu yüzden, tüm iskeleleri birbirine bağlayan denizyolu ulaşım sistemi, şehir içi ulaşım sistemine entegre edilmelidir.

Fatih, Haseki Sultan Mahallesi, Atik Medresesi Çıkmazında oturmaktayım, sokağımızda yaklaşık olarak 12 aracın park edebileceği alan mevcutken, ancak, 1 aracın hatalı park etmesiyle otopark kapasitesi düşmektedir. Dolayısıyla, belediyenin, sokağımızdaki alanda, standartlara göre park etme şekillerini belirleyip, bunlar için yer işaretleri çizmelilerdir. Böylece, elimizdeki mevcut alanı en etkili şekilde kullanmış oluruz.

Vişnezade Mahallesi, Hacı Halit Bey Sokak içinde bulunan hız kesici kasisin, motorlu kuryelerin hızını kontrol edemediğinden dolayı evcil hayvanlarım ile sokak hayvanlarının yaralanma riski bulunmaktadır. Dolayısıyla, hız kesici kasisin, beton kasis ile değişmesini talep ediyorum.

Anadolu Yakası sahil boyuncu bisiklet yolunun kesintisiz olması çok faydalı olup, bisikletin gerçekten bir ulaşım aracı olabilmesi için bu güzergâhın sahil ile sınırlı kalmaması gerekmektedir. Özellikle, D-100 yolu geçişinde bisikletliler, araç trafiğinde tehlikeli durumlar yaşayabilmektedir. Dolayısıyla, Harem-Gebze D-100 boyunca karayolunu üstten kesen geçiş köprülerine, bisiklet, scooter ve motosiklet için ayrı bir araç yolu eklenmelidir. Bu şekilde, hem bisikleti gerçek bir ulaşım aracı yapma amacına ulaşabiliriz, hem de araç trafiği ile sürücü güvenliğini sağlayabiliriz.

İstanbul’da bulunan şehir hatları vapurlarının yanında, ayrıca, duraklarda 5 dk bekleyen, kütüphane stilinde tasarlanmış, enerji tüketimini yenilenebilir enerji kaynaklarından kullanan, Kadıköy-Eminönü-Üsküdar-Beşiktaş-Çengelköy-Arnavutköy ve Anadolu Hisarı iskelelerinde durup, buradan geri dönen “Vapur Kütüphane” fikrim var.

Yaşanan bunca afete rağmen dere ağızlarında yapılaşmalara devam edilmektedir. Örnek olarak, geçen yıllarda sel nedeniyle can kaybının yaşandığı Çınar yolu tır garajlarının bulunduğu bölgede, inşaat temelleri yükselmektedir. Bu tür bölgelerde, yapılaşmaya izin verilmemelidir. Ayrıca, bunun ötesinde sadece depreme dayanıklı olmayan yapıların yenilenmesine izin verilmelidir. Bu konular ile ilgili acil önlemler alınmasını istiyorum.

1.) Büyükdere Caddesi üzerinde yer alan iş merkezleri oldukça yoğun yaya trafiği oluşturmaktadır. Bu nedenle, Zincirlikuyu ile Maslak yönünde trafik akışı, yaya geçitleri nedeniyle engellenmektedir. Zincirlikuyu mezarlığı ile iş kuleleri arasında, mimari estetik ön planda olmak üzere caddenin üzerine yaya yolu ile yeşil alan planlanmalıdır.

2.) Kadıköy İlçesi’nde en yoğun trafik akış problemi yaşanan bölge, Fenerbahçe Stadı önü ve Kızıltoprak’tır. Çevreyolu stadın önündeki caddenin altından, Cemiltopuzlu Caddesi’ne kadar yer altına alınmalı ve böylece, maç günlerinde yaşanan güvenlik önlemleri de daha kolay çözümlenir.

3.) Kadıköy İlçesi’nde yeşil alan kişi başına 4 m² olup, 15 m²’ye çıkartılmalıdır. Ayrıca, deprem beklentisi içerisinde olduğumuz dönemde, tsunami ile Kadıköy sahil şeridi etkilenecektir. Bu iki probleme ortak çözüm, yeşil alan olarak ada tesis edilmesi ve ilçemize değer katacak yaşam kalitesinin arttırılmasıdır. Tesis edilecek bu ada ile su sporları da teşvik edilmelidir.

Topkapı’dan Taksim’e kadar olan güzergâh üzerinde 20’ye yakın trafik lambası bulunmaktadır. Kent merkezinde ne kadar çok trafik lambası varsa trafiğin akışı da o kadar çok kesilmektedir. Bu güzergâh üzerinde gerek alt geçit gerekse üst geçitlerle trafik lambası sayısının azaltılıp, trafik akışı hızlandırılmalıdır.

Kadıköy-Tavşantepe Metro hattının Gebze otogarına kadar uzatılmasını ve Gebze’de bulunan otogarın büyütülerek, Harem otogarının da bu bölgeye taşınmasını öneriyorum. Ayrıca, Pendik ile Kadıköy arasında motorlu hatların planlanıp, denizyolu ulaşımının geliştirilmesini talep ediyorum.

Moleküler biyoloji ve genetik bölümü mezunuyum ve diğer biyologlar ile aynı şekilde sağlık alanının laboratuvar çalışmaları gibi göz önünde olmayan kısımlarında çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Uzun yıllardır eğitim ve araştırma hastaneleri ile tıp fakülteleri ellerindeki demirbaş tıbbi cihazları kullanmadığı zaman kamyon kasalarına yükleyip, hurdaya çıkarmaktadır. Bu cihazlar alındıkları zaman, ciddi miktarda dövizler ile temin edilmekte olup, yüzlerce hastanede bulunmaktadır. Fakat, bu cihazların kullanım metotları günü gelince hiç var olmamış sayılacak. Öncelikle, bugün bu cihazların başında her gün saatlerini harcayan her branştan sağlık çalışanı adına hem de ileride bugünün tıbbının metotlarının bir hatırası kalması adına, hem de COVID-19 nedeniyle hayatını kaybeden sağlıkçıları anmak maksadıyla Edirne’de yer alan Sultan II. Beyazıt külliyesi sağlık müzesi gibi bir müze oluşturulup, gelecek nesillere güzel bir miras olacaktır.

1.) İstanbul, Avrupa Yakası için içme suyu barajlarıyla bağlantılı olarak yedek su havzaları oluşturulmalı ve artan su talebi karşılanmalıdır. Belediye elinde bulunan basit hafriyat araçlarıyla zamanla İstanbul için önemli olacak su sorununa çözüm üretecektir.

2.) Esenyurt İlçesi ve çevresinde otoban bağlantısının bulunduğu noktada otoparklı, yükleme alanı bulunan konfeksiyoncular çarşısı kurulmalı, ayrıca, uygun kira koşulları ile toplu taşıma araçlarına ulaşılabilir olmalıdır. Tekstil kent modeline ek olarak, tek katlı satış alanları olmalıdır.

3.) Mahmutbey gişelerinde yaşanan trafik sorunu için tırların, Kuzey Marmara otoyoluna bağlanması için en kısa gişe olan İSTOÇ bağlantısına sınırlandırma getirilmelidir.

Sahafçılar Çarşısı’nda, ailecek 120 yıldır “sahaflık ve kitapçılık” mesleğini yapmaktayız. Çarşının arka tarafında yer alan Çınar Altı çay bahçesi olarak anılan mekân kapatılarak, unutulmaya terk edildi. Uzun yıllardır üniversitede okuyanların, şehri ziyaret edenlerin, bu şehirde yaşayanların anılarının olduğu, evlerine dönmek üzere olanların oturup, dinlendiği ve bunun ötesinde bizlere göre “kent hafızası” olan, bu özellikleri ile çarşımıza da hatırlattığı hatta beslediği bu alanın yeniden ihya edilip, İstanbul’a kazandırılmasını talep ediyorum.

Mimar Sinan Mahallesi’nde yaklaşık 10 aydır ikamet etmekteyim. Üsküdar’da yapıların deniz kumu ile yapılmış olması, depreme dayanıklı olmaması bir sorun yaratmaktadır. Burada önemli olan nokta, gayrimenkul satış ve kiralama sitelerine girildiği zaman 2000 TL bandında konut bulunmamasının yanı sıra bu konutları ve ev sahiplerini kimse denetlememektedir. İstanbul Metropoliten Alanı’nda bu tür yapıların kiralanması neden bir standarta bağlı değil? Neden bodrum kat olan daireler, bahçe katı altında kiraya veriliyor?

Bu konuda gereğinin yapılmasını, yerel yönetimin bu duruma düzenleme getirmesini talep ediyorum.

Yedikule sahilinde kamunun kullanabileceği park, basketbol sahası ya da spor alanı bulunmamakta olup, bu doğrultuda özellikle genç nüfusa yönelik çalışmalar yapılmalıdır.

İstanbul’un daha yaşanabilir olması için ulaşım sisteminin iyileştirilmesi çalışmalarında, E-5’in ana ilçe girişleri başta olmak üzere ihtiyaç olan diğer kavşak noktalarında da “yonca kavşak” olarak düzenlenmesini talep ediyorum. Ayrıca, günlük araç kullanımında tek ve çift plaka uygulamasının gündem konusu yapılarak değerlendirilmelidir.

Çatalca’da ikamet etmekteyim ve Silivri, Selimpaşa Merkez’de bulunan bir OSB’de aydınlatma fabrikasında çalışıyorum. 5008. Sokak ve çalıştığım bölgedeki yollarda asfalt bulunmamaktadır. Yaz aylarında tozdan, kış aylarında ise çamurdan dolayı bu yollar kötü durumdadır. Bu bölgede, fazla çalışma alanı ve fabrika olmasına rağmen atıl bırakılması İstanbul için iyi bir izlenim bırakmamaktadır. Çünkü, fabrikalarımıza gerek yurtiçinden gerekse yurtdışından misafirler ağırlamaktayız ve ithalat – ihracata büyük katkıları olan fabrikalarımızın gelişmişliğin göstergesi olmasından dolayı çevre görünümü de bu açıdan büyük önem arz etmektedir. En kısa sürede asfaltlama çalışmalarının yapılmasını talep ediyorum.

Dr. Ali Demir Caddesi, Kuyu Sokak ve Tezcan Sokak üzerindeki tüm yapılar 40 yıllık olup, bu cadde ve sokaklar arasında kalan 711 Ada’daki tüm yapılar köhnemiştir. İmar Planı’nda yeşil alan olan bu bölgede, yerleşim yoğunluğu fazla olup, bunlarla ilgili olarak İmar Planı değişikliği bekliyoruz.

Sancaktepe İlçesi, Sarıgazi Mahallesi’nde bulunan İBB’ye ait 217 Ada 1 Parsel No’lu arazi kullanılmamaktadır. Bu nedenle, bu arazi ile gerektiği ve izinlerin alındığı takdirde yanında yer alan Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne ait olan araziyle birleştirilmesi veya tek başına kullanılarak (9.312 m²) eskiden Sarıgazi Beldesi olarak tanımlanan mahalleleri kapsayan bölge için “kamu yararı” gözetilerek değerlendirilmesini talep ediyoruz. Bu bölgeye yapılacak tesis; kültürel tesis, çok amaçlı kütüphane, kapalı spor salonu, yüzme havuzu, kreş, kapalı otopark ve belirli günlerde semt pazarı olacak şekilde planlanmalıdır. Bu süreçte, farklı fikirlerin ve önerilerin paylaşılması için mahallelerde halka açık toplantılar yapılabilir.

Sarıgazi Mahallesi’nde yer alan İBB’ye ait 217 Ada 1 Parsel No’lu taşınmaz arazinin, “kamu yararına” değerlendirilmesi gerekmektedir. Kapalı yüzme havuzu, kapalı spor salonu, kreş, kütüphane, park gibi mahallelinin kullanabileceği alanlar şeklinde planlanması, bu konuda gerekirse eskiden Sarıgazi Beldesini oluşturan altı mahalle muhtarı ile görüşülmesini ve halkla görüşmeler yapılmasını talep ediyorum.

Karikatür ve resim çizim, şiir hikaye roman yazma, digital müzik programları ve prodüksiyon gibi gençlerin gelecekte aktif olmalarına imkan sağlayacak eleştirel düşünce ve estetik anlayışını paylaşabilmeleri için aynı zamanda gelişebilmeleri ve öğrenebilmeleri için bu tarzda ücretsiz platformlar hiç yok bu alanlardaki boşlukları belediyelerin ön ayak olup kapatmasını isterim ancak bu sayede geleceğin sanatseverlerine üretken gençlerine zemin olabilir diye düşünüyorum.

Aşağı Dudullu Mahallesi Bulut Sokakta ikamet ediyorum. Çocuğumu götürebileceğim yeşil alan ve park bulamıyorum. Çocuklar için bir park talep ediyorum.

İBB olarak kentsel dönüşümde yıllardır bekletilen Avcılar Mustafa Kemalpaşa 43 pafta 7926 parsel ve çevresindeki 40 dönümlük arsayı değerlendirerek başlayın. İstanbul’un yıllardır kanayan yarası böyle arsalar değerlendirilsin.

Taksim düzenlemesinde Maksem’in duvarındaki sular yeniden aksa… Maksem’in kıymeti bilinse, orası bir “bilim müzesi” olsa…Böylece Gezi Parkı, Opera, Cami Kilise ile çevre, kültür, inançlar ve bilim şehrin meydanında birlikte olurlar, bizlere birlikte yaşamayı öğretirler…

Sultangazi Habibler A1 Cd. 2732 Sk. buradaki arazi mezarlık için uyumlu.

Anadolu yakası ve Avrupa yakası arasında teleferik yapılsın.

FİKİR: Çamlıbahçe-Bebek arasında kesintiye uğrayan kıyıdaki sahil şeridinde yaya yolu ve bisiklet yolu sürekliliğinin sağlanmasının ana ilke olduğu ve Bebek semti deniz kotundaki kamusal alanların yeniden tasarımını kapsayan fikir projesinin başlatılması. Öne çıkan konular;
– Yaya ve bisiklet yolları sürekliliği;
– Engelli, yaşlı, çocuklar için yol güvenliği,
– Açık kamusal alan olması gereken yerlerdeki otopark alanları için yaratıcı çözümler,
– İlçe belediyesi ile etkin ve net işbölümü,
– Parkın karşısında atıl olan kamusal alanın park ve diğer alanlarla bağlantısının sağlanması,
– Parkın kullanımına yönelik etkin yönetim ve bakım çözümleri
– Farklı zaman dilimlerine yönelik (günlük, gecelik, sezonluk) alan kullanım ve ihtiyaçlarını gözeten çözümler

2.ETAP: Çamlıbahçe, Arnavutkoy-Kuruçeşme arasında Rumelihisarı-Bebek arasında yer alan ve İBB tarafından yapılan bisiklet yolunun devam etmesi. Bunun için fikir yarışmasından ziyade, projelendirme ve uygulama için yatırım programına alınması yeterli.

Çekmeköy’de polis memuru olarak görev yapmaktayım.  İlçemizde özellikle sabahları ve aksamları trafiğin durma noktasına geldiği bir kesişim noktasını rahatlatma adına, Soğukpınar Mahallesindeki Kartal Sokakta trafiğin tek yönlü hale getirilmesi ve sadece Adnan Kahveci Caddesi istikametine hizmet vermesi gelişlerin ise Adnan Kahveci caddesi üzerinden Şile yan yola aktarılması trafik yoğunluğunu en az %30 azaltılacaktır.

İstanbul’da maalesef diğer metropollerden farklı olarak bir düzensiz yapılaşma sorunu var. Hollanda veya İspanya’daki gibi yükseklikleri eşit, estetik ve boyaları renkli evler yerine tamamen düzensiz, soluk renkli ve mimari açıdan estetik durmayan yapılar var maalesef. Yeni yapacağınız binalarda, kentsel dönüşüm gibi projelerinizde, bu kriterleri ön plana almanızı şahsen bir İstanbullu olarak çok isterim.

Bakırköy Kentsel Dönüşüm Dayanışma Platformu’nun, 16-30 Mart 2021 tarihleri arasında, Bakırköy Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan Halk Çadırında, “+1 Kat, Depremde Hayat!” imza kampanyası için 7 günde (7X4 = 28 saatte) toplam 1170 imza toplandı. Dilekçelerin toplu fotoğrafını bulabilirsiniz. Pandemi koşullarının ağırlaşması sebebiyle, Halk Çadırımıza Nisan ayında Kaymakamlık ‘tan izin çıkmadığı için etkinliğimize ara vermek zorunda kaldık.

30 yıldır Ataşehir ilçesine bağlı Esatpaşa mahallesinde ikamet ediyorum. Mahallemizdeki eski binaların bir kısmı deprem tehlikesi sebebiyle yenilendi, diğerleri de yenileniyor. Binalar ortalama 4 ve 5 katlı küçük yapılardan oluşuyor. Şu anda en büyük sorunumuz otopark problemi.  Binaların en alt katının otopark olarak zorunlu tutulması ve binaya 1 kat daha imar verilmesini istiyorum.

Ümraniye Esenevler Mah. Yunus Emre Caddesi İclal sokakta yapılan düzenlemelerin işlevsel olmadığını düşünüyorum. Daraltmak yerine genişletme yapılmalıydı. Birçok sokağı tek yön yapıp daraltmak planlama değildir. Orada yaşayanların da fikri sorulsaydı keşke. Araçlarımızı nereye park edeceğiz? Kalabalık bir şehirde yaşamak zaten zor daha da zorlaştırılmamalı.

İstanbul raylı sistem ulaşımının daha etkin kullanılabilmesi ve trafik sorununu azaltmaya yönelik teklifim ektedir.

Beyoğlu’nu eskisinden bile yeşil ve ağaçlar içinde görmeyi çok isterim. Belki meydandaki heykeli içine alacak şekilde çevresine çok güzel retro tarzı veya antik taşlar ile bir havuz yapılabilir.

Adalara giriş ücretli olmalıdır.

Kuştepe’de yaklaşık 119 bin metre kare alanı gecekondu önleme bölgesi ilan etmişler ve olası bir depremde facia olacak. Acilen bir yol haritası belirlenmeli. Özellikle metro çalışmasıyla evlerimiz yerlerinden oynamış durumda acilen gecekondu önleme bölgesi kaldırılmalı ve imara açılması için çalışmalar başlatılmalı.

Haramidere metrobüs istasyonu sabahları ve akşamları çok yoğun olarak kullanılan bir istasyon ama tek girişi çıkışı var üst tarafına bir üst geçit daha olsa giriş çıkış daha kolay olur diye düşünüyorum.

Daha yeşil ve yaşanılabilir bir Bağcılar ve İstanbul istiyorum.

Bir otobüs hattı oluşturulmasını ya da başka bir hattın rotasının değiştirilmesini istiyorum. Deniz Harp Okulu-Tuzla sahil-Şifa Mahallesi-Aydınlı-Velibaba-Pendik YHT istasyon son durak. Bu rota üzerinde hiç hat yok ve defalarca otobüs değiştirmek zorunda kalıyoruz.

Ada bazlı dönüşümler ile otopark, park alanı ve istenen yerlerde daha geniş yollar elde edebilirsiniz. Ancak finansmanın sağlanabilmesi için tabanda daraldığınız kadar kat olarak yükselmek gerekecek. Bahçelievler’in dönüşümü ancak böyle mümkün olabilir, çünkü ortalama 250 metrekare parseller ve yine ortalama 14 arsa hissedarı var.

Maltepe Küçükyalı’ya güzel bir meydan güzel olmaz mı?

Başakşehir İlçesi Kayabaşı Mah. Fenertepe Bölgesi 11.Bölge-24.Bölge-17.Bölge ve Millet Bahçesi arasında kalan dere yatağı, peyzaj alanı ve boş araziler hobi bahçeleri için düzenlenebilir mi? Herhangi bir üst yapıya izin vermeden sadece sebze ve meyve bahçeleri düzenlenecek şekilde yapılabilir mi?

Havalimanı yoluna (Yeşilköy Caddesi, eski havalimanı caddesi) bisiklet yolu eklenebilir mi? Ulaşımın kısıtlı olduğu bir bölge ve covid nedeniyle insanlar daha fazla bisiklete yöneldi, trafik akışının hızlı olması nedeniyle bisiklet sürmek tehlikeli olabiliyor.

Yeni yapılan binaların dış cephe aydınlatmaları… yeni yapılan binaların çoğu kimliksiz karmaşık cephelere sahip ve maalesef çoğu  cephe üzerinde düşünülmeden aydınlatılıyor. Bu durum fazla elektrik sarfiyatına neden oluyor, göz yoruyor. Çözüm olarak bir kurul tarafından seçilen sadece simge yapılar veya estetik bina cepheleri aydınlatılabilir.

Firuzköy mahellesinde yıllardan beri çözülemeyen yerleşim sorunlarının çözülmesini istiyorum.

Maltepe Sahildeki çöp kutuları ilçe halkı tarafından hiç beğenilmiyor bir de Maltepe Yalı mahallesinde eskiden fabrika olarak kunalanılmış binalar var oraları değerlendirirseniz memnun oluruz.

Metroda metrobüste dikkatimi çekti yürüyen merdivenlerde hep bir çalışma var . Normal merdivenleri kullanan kişilere 1 basımlık hediye verirsek herkes bu merdiveni kullanır, spor yapmış olur ve yürüyen merdiven masraflarını az da olsa azaltmış oluruz. Bunu yaparken en aşağı kısıma bir makine koyup İBB kartımızı okutup merdivenleri çıktıktan sonra yine kartımızı okutarak yürüyüşü tamamlayabiliriz.  Aşağıda basıp yürüyen merdiven ile yukarıya çıkmak isteyenler olacak bunu da normal merdivenin tam orta basamağınada makina ya da sensör koyarak halledebiliriz.

Şişli Feriköy’de İSKİ’nin yeri olan ve planlanan kent parkı projesini bekliyoruz. Yeşillik alan ihtiyacı var.

Zeytinburnu ilçesi evleri, küçük parkları, atölyeleri, çeşitli dükkanı ve sahil parkı dışında hiçbir sosyo-kültürel alana sahip değildir. Oysa her ilçede en az bir müze, bir gençlik merkezi, bir konser salonu ve bir şehir tiyatrosu salonu olması gerektiğini düşünüyorum. Bunun dışında Zeytinburnu’nun komşuları Bayrampaşa, Güngören ve Bakırköy ilçelerine tek araçla ulaşım için bir şeyler yapılması gerekmektedir. Son olarak ise, ilçenin imar ve çevre sorunlarının çözülmesi ve depremdeki can kayıplarının önlenmesi amacıyla tüm mahallelerde kapsamlı bir kentsel dönüşüm çalışmasının yapılması gerekmektedir.

Yolun ve kaldırımların ortasındaki metal çöp konteynerlarının  hijyenik olmadığını düşünüyorum. Yerin altına gömülmeliler. Beylerbeyi’nde bunun örnekleri var sahibi çok. Kutuların kapakları açık kalmıyor, çöpleri karıştıran insanlar çöpleri pisliklerini dağıtmıyor, sinek ve pis koku azalır.

Kanal istanbul projesini durdurmak ve İstanbulumuzun yeşil tabiatını ve kültürel mirasını korumak için İstanbula “İstanbul Doğal Yaşamı Koruma Vakfı” şartdır. İBB bu vakıf kurarak, gönüllüler ile birlikte İstanbul öncüleri diye etkinlikler düzenlenir, seminerler, konferanslar, konserler tiyatrolar düzenlenir, filmler çekilir, Çevre Koruma Daire Başkanlığı ve İSTAÇ ile koordinasyon halinde çevre projeleri, yarışmalar düzenlenir, halkımızın çevre konusunda Kanal İstanbul konusunda daha da bilgi sahibi olmasını sağlar. Önce çevremizin ve doğal yaşamın kıymetini aşılamalıyız önce yere çöp atmamaya alıştırırsak eminim hep beraber Kanal İstanbul’a hayır denir.

Bağcılar Kemalpaşa Mahallesi kentsel dönüşüm projesi yıllardır beklemekte, İBB olarak bu yerin satın alınması gayet güzel olacaktır. İBB güzel tesisler yapabilir.

Merhaba, Yenişehir Mahallesi gelişmekte olan bir mahalle ancak kültür ve sanat merkezi yok. Pendik bu mahalleye uzak kalıyor ve belediye de kültür sanat adına çok iyi paylaşımlarda bulunmuyor. Bu konuya ilişkin çalışma yaparsanız çok sevinirim .

E5 D-100 Ankara yönünde trafik yoğunluğunun %60 sebebi Pendik ve Kaynarca’daki servislerin park yapması ve iki şerit oluşturacak şekilde beklemesi. O alanlarda yolun ayrılması gerekiyor. O zaman servis otobüs minibüsler yolu kesemiyor.

Pendik ilcesi Harmandere Mah. oturuyorum 35 yıldır süren imar ve tapu sorunumuz çözülmedi. Pendik Belediyesi tapu vermek yerine müteahhitliğe başladı ve yaptığı kulube evleri borçlandırarak bize veriyor. Rant uğruna bu mahallede herkes mağdur. Bu bölgeye acil yardım ediniz.

Prof Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesinde çalışmaktayım ve ulaşım için yalnız bir otobüs kullanılmakta (73H). Covid temaslı hastalar ve yakınları ile hastane çalışanları aynı otobüs ile yolculuk yapıyor ve bu konuda bir çözüm istiyoruz.

Yaşam vadisine talebi artırmak ve daha da güzelleştirebilmek, aynı zamanda İstanbul’un ihtiyacını da Beylikdüzü özelinde kapatıp cazip hale getirebilmek için hayvanat bahçesi tavsiye ediyorum. Çocuklarımıza, ailelerimize çok güzel imkanlar sunulmuş olur.

Büyükçekmece Mimarsinan Mahallesinde oturuyorum. Burada çok fazla eski ve başıboş bırakılmış bina var. Rüzgar olduğu zaman özellikle kış aylarında bu binaların çatısından yollara sokaklara tuğla vb. gibi şeyler düşmektedir. Ayrıca Mimarsinan sahili çok güzel ama bakımsız. Sahilin düzenlenmesini ve tehlike arz eden binaların gözden geçirilmesini ve gereğinin yapılmasını temenni ederim.

Bağcılar / Kirazlı Metrosu alanı boş arazi olup spor alanları, çocuklarımızın oynayacağı park alanları olarak düzenlenebilir. Yeşillendirme çalışması kapmasında spor faaliyetlerin ve çocuklarımızın oyun alanların artması bu bölgede kalite ve yaşam refahını arttıracağını düşünmekteyim. Aynı zamanda bu bölgeye Bekçi / Polis kulübesi kurulması buradaki yaşam kalitesini oldukça artıracaktır.

Mecidiyeköy Mahallesi, Ortaklar Caddesi üzerindeki binaların yaşları, 50-60 sene civarında olup statik ömürlerini tüketmiş durumdadırlar. Olası bir depremde bu nedenle çok can kaybı olma ihtimali yüksektir.
Her ne hikmetse, bir sokak altına iş merkezi – gökdelen inşaat izini verildiği halde ( Torunlar İş Merkezi) bu caddeye yeterli ve tatminkar bir imar hakkı tanınmamaktadır. Bu nedenle yapımcılar inşaat yapmaya gönüllü olmamaktadırlar. Bu imar hakkının, yaşanacak acıların önlenmesi açısından önemini vurgulayarak ele alınmasını rica ederim.

Ümraniye Fatih Sultan Mehmet Mahallesi Küme Evler Sokağın tamamında yol su elektirik yok. İmar yok ancak biz burada 15 aileyiz defalarca müraacat etmemize rağmen olumlu bir cevap almadık. Evlerimize sahip çıkamıyoruz devamlı hırsızlar ile mücadele ediyoruz lütfen bizi de görün biz de insanız.

Kentsel dönüşüm kapsamında yapılan 1493/40 parseldeki binamıza Ataşehir Belediyesi iskan vermiyor.

İstanbul Şile Kızılcaköy Mahallesinde 788 parselli alana ev yaptırdık ne yol yapıldı ne de elektirik direği dikildi. Tüm başvurular neden çözümsüz kalıyor kaç aydır Ayedaş’a başvuruyoruz elektirik için hala çözüm yok.

Sitelerin aralarına belli yerlere yaşam vadisine tenis kortlarının yapılmasını tavsiye ediyorum. Hem pahalı algısı olan bu sporu sokağa açarsınız hem de o tesislerin yanlarına amatör tenis dernekleri kurarak kulüp kültürü ve bu sporun yayılmasının önünü açarsınız. Böylece vadinin kullanımını daha da arttırırsınız.

Şaşkınbakkal Suadiyede oturuyorum, yıllardır sabahları sahilde, Caddebostan’da günlük yürüyüşe çıkıyorum. Malesef insanlar yolun neresinden yürüdüğüne dikkat etmiyor, özellikle bu pandemi döneminde önemli olduğunu düşünüyorum, siz sağ taraftan yürürken insanlar yürüdüğü yöne dikkat etmeyip üzerinize yürüyebiliyorlar, yere biraz daha anlaşılabilir şekilde boyalar, ok ve uyarılar ekleyebilir miyiz?

15 yıldır Çekmeköy, Sancaktepe bölgesinde yaşıyor ve kurumsal olarak Gayrimenkul Danışmanlığı yapıyorum. Yoğun betonlaşmanın yaşandığı günümüzde terk alanı olarak ayrılmış alanların ilgili belediyelerce satılıp tekrar betona dönüşmesi ne kadar doğrudur, ne kadar planlama kapsamındadır bilmiyorum. İnsanların yeşil alanlara, parklara, deprem tehlikesini atlatma alanlarına vb. ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Belediye seçimlerinden önce ne kadar yerel belediyelere devredilmiş alan varsa tekrar geri alınmalı ve plansız yapılaşmasına, satılmasına müsaade edilmemelidir. Örneğin askeriyenin şoför eğitim alanında DAP firması (558/1) proje yapıyor. Güzelim devlet ormanını göz göre göre talan ediyorlar. Her geçen gün soluduğumuz temiz havayı bile kirleterek hastanelere müşteri kazandırıyorlar. 0/1208 parsel (yıkılan lojmanlar) alanını birilerine peşkeş çekecekler. Bu kadar mı aciziz..Bu rant ve talan siyasetine kim dur diyecek?

Bedensel engelliyim. Çevre düzenlemesi sıfır ülkede. Yapılanlar göstermelik.  Kaldırımlar kalkmalı, rampalar tam facia olmasa daha iyi. Varmış gibi rampaya 3 kişinin yardımı ile çıkmak mümkün. Kafeler, sinemalar uygun değil çoğu. Toptan ele alınmalı.

Yeşilkent Mahallesinde tam kapasiteli bir kütüphane görmeyi çok istiyorum. Özellikle çocukları okumaya teşvik etmek için okuduğu kitaplar için kısa bir kompozisyon isteyip buna göre küçük bir hediye ile ilgisini çekebiliriz. Ayrıca küçük de olsa bir tiyatro salonu olsa çok iyi olur kültür ve sanat açısından bu çocukları daha ileriye yöneltmek bizlerin görevidir diye düşünüyorum. Belediyemizin eminim ki tiyatro oyuncuları vardır. Bu profesyonel olur amatör olur. Kardeş ilçeler ve iller belirlenip bu şehirlere ve ilçelere geziler düzenleyerek çocukları tanıştırıp sosyal bir alan yaratabiliriz. Unutmayalım ki ulusal olmadan evrensel olamayız. Bugün yetişkin çağındaki gençler tarihini tam olarak bilmiyor bunu anlatmamız gerekiyor. Sanat, edebiyat  gibi bir çok alanda daha akıllıca ve daha kararlı adımlar atılmalı. Doğru düzgün bir oyun parkımız bile yok… Bir kaydırak bir salıncak başka bir şey yok ve hepsi harabe.

40 yıldır Ambarlı Kavşağındaki 20 Pafta 5805 Parselimize imarın yeniden verilmesini istiyorum.

Pendik’te genel olarak yol çalışması yapılmalı. Düzgün yol yok. Araç kullanamaz haldeyiz. En ufak bir sağanak yağışta yolları su basıyor. İptal edilen atık su ızgaraları tekrar takılmalı. Izgaraları iptal etmelerinin sebebi, hiç bir şekilde düzgün asfalt takamıyorlar. Kısa bir süre sonra çöküyor. En sonunda kendileri de sıkıldı ızgaraları söküp asfalt yaptılar. E5’te sular birikiyor. Yeteri kadar ızgara yok. Araçlar az buçuk geçebiliyor, Motorlar kesinlikle geçemiyor. Moto kuryeyim. Yolların bozukluğundan bel fıtığı oldum. Motorum da sürekli bozuluyor. Kısaca Pendik’te yol ve atık ve yağmur suyu altyapısı sıkıntısı var.

Sokaklarda, kaldırım üzerinde veya yol üstünde yer işgal eden çöp konteynırları özellikle yaz aylarında kapakları da açık bırakıldıkları için hem kötü koku yayıyorlar hem de yer işgal ediyorlar. Yeni inşa edilen bütün apartmanlarda konteynırlar için özel bir oda oluşturulabilir ve sadece çöp toplama günlerinde dışarı çıkarılabilirler. Bu öneri bitişik nizamlı dar sokaklar için çözüm getirmiyor. Örnek olarak Beşiktaş Hüsrev Gerede’de çöpler konteynıra konmadan poşetlerinde kaldırım kenarına yığılıyor. Apartman önlerinde öbek öbek çöpler ve toplama esnasında çöpler yola saçılıyor. Yol kenarında araç park edilen bazı yerlere belli aralıklarla gömme çöp konteynırları yerleştirilebilir. Apartmanlar ortak kullanabilirler.

Elektrik direklerini güneş enerjili yapıp günboyu enerjisini güneşten toplayıp akşamleyin de uygulamalarını sağlayabilirseniz elektrik tasarruf imkanı sağlayacaktır. İstanbul’un genelinde de tavsiye ediyorum öncü ve yenilikçi bir uygulama olur milli servete ve belediye bütçelerine ciddi bir katkı yapar.

Taksim Meydanı ve Gezi Parkı bir bütün olmalı. Divan otel, önü ve parkın bütün çevresi dahil araç trafiğine kapatılmalı. Çevre düzenlemesi ile bir bütün olarak kafeler düzenlenmeli.

Adalar ilçesinde atların kaldırılmasından sonra ulaşım planı yapılmadan hayata geçirilmeye çalışılan düzenlemeler çok yetersiz. Aylardır insanlar evlerine kaçak akülü araçlarla taşınıyor, adada şu an tam bir kaos hakim. Yıllardır at – insan ilişkisinin yaşandığı Adalar ilçesinde atlı zabıta / nostaljik fayton ve atla rehabiltasyon gibi at – insan ilişkisinin devam etmesini talep ediyorum. Ulaşım çalıştayında tüm bu isteklerimiz raporlanmıştı ama maalesef hiçbiri hayata geçirilmedi.

Öncelikle isteğim, Adalar ilçesinde her ada için ayrı ayrı görüş alma ve değerlendirme yapmanız. Genelde tüm toplantı ve araştırmalar Büyükada’da yapılmakta ve sadece bu adanın düşünce ve tercihleri, tüm adaların tercih ve düşünceleri olarak değerlendirilmektedir.

45 yaşındayım. Doğma büyüme Gaziosmanpaşalıyım. Bu ilçede son on yıldır 10-20 katlı bina yapımına izin veriliyor. Şehrin yapısına zaten uymuyor bu yapılanlar. Bunun yanında gereksiz bir şekilde insan kalabalığına ve araç park yeri sıkıntısına sebep oluyor. Yeşil alanların kısıtlılığından veya minimum olmasından dolayı çocukların veya gençlerin oyun alanları da hiç yok desek yalan değil. O yüzden bu yüksek katlı yapılara son verilmesi lazım. Yıllardır bu imarlar yüzünden Gaziosmanpaşa’nın nüfusu çok katlandı. Yaşanmaz hale geldi. Eminim başka bölgelerde de böyledir. O yüzden binaların imar sınırlaması olması lazım bence.

Bağcılar’da çarpık yapılaşma, otopark ve yeşil alan sorunu var gecekondu bölgesinde yaşayan insanlar yıllardır göz ardı edildi. Bu konuda İBB olarak eğer yasal işlemlere uygunsa yerinde dönüşüm ile bu problemlerin çözüleceğini düşünüyorum. Gündemimizde büyük İstanbul depremi var. İlçedeki binalar çok eski bu hususta bir önceki yönetimin yapmadığı çalışmayı yaparak insanların rahata kavuşmasını sağlayabilir ve gönüllerini kazanabilirsiniz.

Ben dahil binlerce İstanbullu her gün deprem korkusu ile yaşıyoruz. 99 depreminden bugüne kadar bakıyoruz ki şehir için gerekli-yeterli önlemler alınmamış. Yeni modern yapılan evler ne kadar güzel ve depreme dayanıklı olsa da eski evleri de düşünmelisiniz. İstanbul’un %50’sinden fazla kısmı depreme hazır değil. Depreme dayanıklı yapılarda yaşayamıyoruz. Ben 15 yaşında bir gencim. Hayallerim ve yaşanılacak bir hayatım var. Büyüyünce subay olmak istiyorum. Devlet yetkilileri bizim gibi hayalleri olan milyonlarca İstanbulluyu umursamasa bile siz bizi umursayın. Tüm önceliğiniz deprem konusu olsun. Ben deprem yüzünden ölmek, ailemi kaybetmek veya hayallerimden vazgeçmek istemiyorum. Tüm umudumuz sizsiniz. Lütfen yaşadığımız eski binaları sağlamlaştırın.

Tuzla ilçesinede büyük bir askeri alan var. Ben Şifa Mahallesinde oturuyorum ve deprem toplanma alanları çok az, bu askeri alana büyük bir orman, park, yürüyüş alanı yapılmasını istiyorum. Dere kadar olan kısım kullanılsa yeter. Böylelikle deprem olduğunda oraya toplanabiliriz. Tuzla’ya katma değer katar. Rant alanı olarak kullanılması engellenir. Şifa Mahallesinin algısının değişmesini sağlayabilir. Tuzla halkı böylelikle Avm’lere sahillere sıkışmak zorunda kalmaz.

İDO terminali – Karaköy İskelesi arasındaki bölge muhakkak ağaçlandırılmalı , altyapı eksiklikleri ( uyumsuz ve zarar görmüş zemin taşlarının değiştirilmesi vb) giderilmeli.

Mühürdar Cadde- Moda Caddesi – Moda Sahil Parkı – Kalamış Sahili -Caddebostan Sahili arası bisiklet yolu inşaatı

Moda İskelesinin en azından İlkbahar Yaz ayları süresince işler hale getirilmesi veyahut taşımacılık işlevi için uygun hat bulunamaması durumunda (Adalar-Moda Bostancı Moda gibi uygun mesafeli hatlar düşünülebilir) bu yapının korunup kültürel veya sosyal hizmetlere uygun şekilde kullanılıp çevresinin düzenlenmesi. Seçenek olarak ayrıca bu iskelenin Şehir Hatları Müzesi olarak kullanılması üzerinde düşünülebilir.

Boğazkesen Caddesi Soylulaştırma Projesi: Muhtemelen şehrimizin en atıl durumda kalan, potansiyelinin çok altında değere sahip bu cadde için görüşlerim şu şekildedir;
Caddenin kısmen trafiğe kapalı alanlarının oluşturulup, İstiklal caddesi (veya Galatasaray Lisesi)- Karaköy arasında tramvay hattının oluşturulup, yayalaştırılmanın gerçekleştirilmesi ile bölgedeki sosyal ve ticari faaliyetlerin arttırılması, yıllardır eski sosyal ve kültürel hareketliliği zarar görmekte olan Beyoğlu ve İstiklal Caddesi’nin bu proje ile yeniden canlandırılması ve şehrimize yeni bir cazibe mekanın oluşturulması. Bu vesile ile cadde üzerinde bulunan ve kullanılamayan, kaderine terk edilen binaların da yeniden canlandırılması mümkündür. Cadde boyu ağaçlandırma çalışması gerçekleştirilerek betonlaşmadan nasibini en çok alan semtlerden biri olan Beyoğlu ile yeşili yeniden buluşturabiliriz.

Tepebaşı Meşrutiyet Caddesi ve İstiklal Caddesi yeşillendirme/ağaçlandırma projesi:
Her iki güzide caddemiz de maalesef asfalta ve betona esir düşmüş durumda. Meşrutiyet Caddesi sahip olduğu geniş yaya kaldırımları sayesinde ağaçlandırmayı kaldırabilecek altyapıya sahiptir.

İstiklal caddesi için ise belirlenen bölgelerde ( Galatasaray Meydanı, Tünel Meydanı, Odakule mevkii mini-park ve yeşilendirme bölgelerine çevrilebilirler. Bu noktalara hem halkımızın hem de turistlerin kullanabilecekleri banklar kurulabilir ve ağaçlandırılma/yeşil alanlar çalışması ile caddenin en azından nefes alır bir noktaya gelmesi sağlanabilir. Ayrıca buna ek olarak yukarıda bahsi geçen her üç noktaya doğa dostu tramvay durakları yapılıp bu duraklarda sesli bir sistem yardımıyla turistik bilgilerin ziyaretçilerin erişimine açılabilir.

Taksim Meydanı/ Gezi Parkı ve Elmadağ Bölgesi
Hali hazırda belediyenin yürütmüş olduğu proje çalışmasında bölgenin yeşillendirilmesi ön planda olmalıdır. Hatta ve hatta Gezi parkı Marmara Oteli arasındaki bölge parka dahil edilebilir. Ayrıca Küçük Gezi Parkı olarak bilinen Elmadağ’daki park alanına açık hava sergi alanları oluşturularak kültürel hareketliliğe katkı sunulabilir.

İncirli Caddesi : Bölgedeki trafik yoğunluğunu azaltmak adına inşaası devam temekte olan Bakırköy Merkez Metro durağı ile İncirli bağlantısı arasına hızlı tren/Tramvay hattı inşaası ve caddedeki minibüs yoğunluğunun azaltılması.

Bakırköy Meydan – Ebuziya Caddesi arası hava-ray inşaası gerçekleştirilip Bakırköy’ün iç ve Kuzey kesimlerinde yaşayan vatandaşların sahile ve dolayısı ile de deniz taşımacılığı ve sahil hattı üzerindeki toplu taşıma noktalarına ulaşımlarının hızlandırılıp teşvik edilmesi. Projenin yüksek maliyetli veyahut uygulanabilir olmaması durumunda ise bu bölgenin muhakkak belirli aralıklar ile bile olsa ağaçlandırılması gerekmektedir. Çünkü yine aynı diğer ilçelere benzer şekilde ne yazık ki beton yoğunluğu bölgede hissedilir ve rahatsız edici biçimde fazladır.

Veliefendi Hipodromu’nun faaliyetlerinin sonlandırılması ve bu alanın imara açılması ihtimalleri üzerine çeşitli haberler geçtiğimiz yıllarda basında sıkça görülmüştür. Böyle bir planın uygulanmaya geçilmesi durumunda bu alana Açık Hava Gösteri Merkezi kurulmasının yanı sıra kent ormanı ile birlikte faaliyet gösterebilecek açık hava spor tesisleri ve tarihi yapısına uygun olarak atçılık/binicilik eğitim merkezi kurulabilir. Böylelikle bölgenin sadece konut bölgesi olmasının önüne geçirip İstanbul halkına hizmet eder hale getirilmesi mümkündür.

Gençler Caddesi – Ray sokak üzerinde bulunan kitapçılar köprüsü yeniden düzenlenerek alan daha ağaçlı / insanların dinlenebileceği (bank ve benzeri sistemler) paylaşabileceği , bireysel ilan panolarının bulunabileceği İstanbul’a daha fazla yakışan bir düzenleme çalışması gerçekleştirilebilir.

İSTANBUL GENEL

– Sokak Aydınlatma ve benzeri sistemlerin “yeşil” ( güneş paneli vb) projelerle yenilenmesi
– ISPARK ait açık otopark alanlarının yer altına indirilerek ( gerekirse katlı olarak), açık alana daha az araç park yeri bırakılıp, bu alanların park veya bahçelere dönüştürülmesi.
-Uygulanabilirliği olduğu taktirde benzeri özel otopark alanları ile ISPARK arasında yapılacak anlaşmalar ile, aynı türdeki otoparkların ( örnek : Bakırköy Alpullu Sokak/ Terakki Cd. arası bulunan açık otopark veya Moda Caddesi Yapı Kredi Bankası Karşısında bulunan otopark) Kitapçılar, sahaflar , sanatçılar parklarına veyahut genel olarak kamuya açık parklara dönüştürülmesi)
-İstanbul geneli güvenli bisiklet yollarının arttırılması
-Uygunsuz araç parklarının engellenmesi amacıyla yerleştirilen duba veya mantarların ağaçlar ile değiştirilmesi.
– Şehir içi, en az 300 metrelik bir hat boyunda ilerleyen uygun sokakların ağaçlandırılması ( Kadıköy Cemal Süreyya Sokak , Şişli Evranoszade Sokak gibi)
– İstanbul’un çok kültürlülüğünün yansıtılması ve geleceğe kültürel miraslar bırakılması adına Marmara denizi su yüzeyinde , ulaşım ve taşımacılık hatlarını engellemeyecek şekilde ( Üsküdar, açıkları Sarayburnu sahili gibi ) karadan ve denizden görünür biçimde İstanbul Medeniyetleri Heykelleri veyahut benzeri çalışmalar yapılabilir.

Hayatta kalmak istiyorum. Kocasinan Merkez Mah. Site-1 Sk. Ümit Sitesi A-2 Blok Daire 24’de ben, eşim ve çocuklarım, aynı blok’ta daire 6’da babam ve annem ve yine aynı sitede B-1 Blok’ta kardeşim, yengem ve yeğenim oturuyor.

Bu site yaklaşık 50 yıllık ve riskli bina, kat irtifaklı – iskanlı olarak yapılmış 6 Blok 7 katlı olarak oturulmaktadır. Ancak mevcut imar planına göre 5 kat imar verildiğinden dolayı binamızı kentsel dönüşüm noktasında dönüştüremiyoruz hangi kapıyı çalsak tatmin edici sonuç elde edemedik.

En son Bahçelievler Belediyesi tarafından karot numuneleri alındı. Görüştüğümüz müteahhitler oldukça yüksek mebla talep ettiğinden dolayı ve çoğu site sakinin gelir durumu ortada olduğundan çaresizce kaderlerimizi bekler durumdayız.

İmar planlamasında bir revizeye gidilse veya İBB olarak bu işe el atılıp insanı yaşatmak üzere çalışan fimalar üzerinden dönüşümümüz sağlansa yaklaşık 1.000 hayatı kurtarmış olacaksınız.

-Büyükada müze veya kültürel mekanlar konusunda oldukça zayıf bir durumda. Yurtdışında hangi şehire giderseniz gidin gezilecek bir müze, bir kültürel etkinlik bulursunuz. Bir Büyükada müzesi var fakat merkezden uzakta, göz önünde değil. Bunun yerine merkezde Büyükada’nın tarihini, yaşam kültürünü anlatan bir müze harika olurdu. Bu müzede yeni kaldırılan Faytonların arabalarına da yer verilebilir, eski fotoğraflardan ve video kayıtlarından oluşturulacak bir tarihsel geçit oluşturulabilir.
-Fayton meydanının bir kültür ve sosyal alan haline getirilmesi. İnanın çocukluğum geçti adada ama Faytonlar yüzünden o meydan ve çevresine tehlikeli diye gitmezdik. Şimdi elimizde harika bir fırsat var. Bu meydan adanın ikinci buluşma noktası olarak yeniden düzenlenip, çevresindeki binalar hurdacı vs den kafelere dönüştürülebilir. Yazları yaptığınız gibi açık hava sinema gösterilerine ev sahipliği yapabilir. Büyükada’nın eskiden 2 tane açık hava sineması vardı. Zamanla yok olup gittiler ama açık hava sineması bir kültürdü, adalılar için yazın vazgeçilmez bir parçasıydı. Bu geri getirilebilir.
– Adanın arkasına ulaşmak için faytona veya elektrikli minibüslere gerek yok. Çünkü adayı çeviren bir deniz var. Gayet kolay bir şekilde iskeleden kalkacak motorlar ile Lunapark’a, Nizam’a, Eskibağ’a ve Maden’e ulaşım sağlanabilir. Turist yoğunluğu anında iskeleden dağıtılabilir böylece. Ayrıca Anadolu Kulubünün üst tarafında kalan meydandan Değirmen ve Lunapark tarafına gidecek bir tramvay ile elektrikli minibüslere ihtiyaç kalmadan daha keyifli ve daha az trafik oluşturacak bir ulaşım sağlanabilir.
-Lunapark alanında bisiklet kiralama hizmeti için alanlar kurulabilir. Böylece bu alana deniz yolu ile gelenler bisiklet kiralayıp Büyük ve Küçük Tur yapabilirler
– Aya Yorgi tepesine çıkmak zordur ama zaten bu zorluk ibadetin bir parçasıdır. O yüzden Aya Yorgi tepesine hiç bir şekilde araç vs ile çıkış getirilmemeli. İlla bir şey yapılmak isteniyorsa ve Aya Yorgi Kilisesi onaylıyorsa teleferik tarzı bir şey yapılabilir.

Talatpaşa Caddesi boyunca Gültepe semtindeki tüm sokaklarda fazla miktarda araba yoğunluğu var. Caddedeki park yerleri trafiği aksatıyor ve yetersiz park alanı sebebiyle de insanlar yola park ediyor araçlarını. Sebep aslında çok fazla insanın ve çok fazla arabanın olması ama bu sorun kısa vadede çözülecek gibi olmadığı için bu konuda daha iyi bir planlama yapılmalı diye düşünüyorum. Sürücüler gerekiyorsa eğer araçlarını uzağa park edecek ama yola park etmeyecek aracını.

İkinci en büyük sorun da kaldırımları işgal eden esnaflardır. Dükkanlarına sığmayan ya da bir süre sonra içeri alacakları eşyaları/ürünleri bekletiyorlar kaldırımda. Restoranlar motorlarını kaldırıma park ediyor. Sıfır müdahale ile Gültepe’den Levent’e kadar kaldırımdan yürümek imkansız. Yolun çoğunu kaldırımdan değil yoldan yürüyerek gerçekleştiriyorum senelerdir.

Üçüncü sorun da park sayısı çok az. Yeşillik göremiyoruz. Yürüyüş yapamıyoruz.

Bakırköy’de bulunan 5 katlı eski ve hasarlı binamızı  para vererek yenileyemiyoruz. Bu nedenle +1 kat imar artışı verilmesini istiyoruz. Bakırköy deprem hattında ve insan hayatı her şeyden önemli.

İstanbul Sarnıçları

1453 yılından bu yana İstanbul sarnıçları atıl durumdadır. Bu sarnıçlardan uygun olanları kullanım suyu depolamakta kullanılabilir.

Tarihi Sokak Çeşmeleri

Tarihi çeşmeler restore edilerek kullanım suyu akar hale getirilebilir. Mümkünse çevresi yeşil alan olarak düzenlenip, bu alanlara banklar konulabilir. Böylece insanların dinlenip hoşça vakit geçirebilecekleri alanlar oluşturulabilir. Bu tutum, kent kültürünün oluşmasına büyük katkı sağlayacaktır.

Fatih Belgradkapı

Belgradkapı’dan semte girdiğinizde yolun perişan halini görürsünüz. Sağında küçük bir kilise, solunda harabe bir tarihi ahşap yapı; ikisinin ortasında çift yönlü daracık bir yol. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi bir de sağa virajla dönen bir yol. Yayaların yürümesine de imkan bulunmayan bu yol, sürücü için de yaya için de büyük sıkıntılara ve görsel olarak da çirkin görüntülere yol açıyor. Bu yol tek yönlü hale getirilmeli, yakınlarında da yeni bir yol açılmalıdır.

Silivri, Büyükkılıçlı Mahallesinde ikamet etmekteyiz. Mahallemizde senelerdir imar çalışması yapılmıyor. Tüm mahalleler için Silivri Belediyesine başvurduk fakat yetkinin İBB’de olduğunu öğrendik. Tarım alanlarının korunması için imar çalışması yapılmıyormuş. Tüm İstanbul gelişirken bizlerin unutulması vahim, köylü kendi çocuğuna ev kuramaz oldu ve bu durum göç vermemize neden oluyor. Durumumuzun tekrar gözden geçirilerek uygun imar planlarının yapılmasını arzu ediyoruz.

Masko Mobilyacılar Sitesinde çalışmaktayım. Çalıştığım mağaza 5.kapıya yakın olduğundan sürekli oradan giriş çıkış yapmaktayım. Fakat bir geçit veya yaya yolu olmadığından, bariyerlerin üzerinden atlamak veya yağmur çamurda otoban kenarından uzak bir mesafeyi yürümek zorundayım. Söz konusu alanda mağduriyetimizin giderilmesi gerekmektedir.

Adalar’a yeni getirilen elektrikli arabalar ve şahısların kullandığı akülü araçlar için, kazalara meydan vermemek adına, trafik lambalarının getirilmesini, arabaların giriş ve çıkış yollarının trafik işaretleri ile düzenlenmesini öneririm.

Büyükada’da 1933 yapımı 65 m² ev sahibiyim, yenilemek istiyoruz fakat 3 kat dahi verilmiyor. Bu nedenle insanlar kaçak yapılaşıyor, bunun önlenmesi için 3 kata izin verilmesini öneririm. Ayrıca yapıların m²’lerinin küçültülmemesini ancak yeni inşaatlara da izin verilmemesini rica ederim.

Maltepe ilçesi yeni imar planlarında kat yükseklikleri hakkında;

Maltepe Belediyesi’nden aldığım bilgi doğrultusunda, Maltepe Bağdat Caddesi altı için sahile kadar maksimum 10 kat yüksekliğinin tarafınızca uygun görüldüğünü belirttiler.

Doğma büyüme Maltepeli’yim, babam çocukluğunu burada Süreyya Plajı’nda denize girerek geçirdi. Benim naçizane önerim, Bağdat Caddesi altında kat yüksekliklerinin 10 kata sabitlenmesi yerine 5-6 kattan başlayıp artarak gitmesi olacaktır. Bu önerimin sebepleri şunlardır:

-Arkasındaki parsellerden de kısmen deniz görülmesi sureti ile emlak değerlerinin korunması,

-Bağdat Caddesi altı, tren yoluna olan mesafesi ve sahildeki büyük parka yakınlığı ile emlak değeri daha yüksek alanlardır. Belki buralarda 10 kata çıkmadan kentsel dönüşüm karlı olarak sağlanır.

-Bağdat Caddesi’nin altı, Maltepe’nin eski yerleşim alanı olduğu için bu alanda parseller küçük, kat yükseklikleri azdır. Ancak ticaret-turizm fonksiyonunda kullanıldıkları (restoran, cafe, simit fırını, bar gibi) emlak değerleri yüksektir. Buna örnek, Beşçeşmeler alanı var ki çok küçük parsellerden oluşur.

-Eskiden iki katlı yazlıkların olduğu bu yerlerde, sonradan 5 katlı apartmanlar yapıldı. Parsellerin bazıları o kadar dar kaldı ki merdivenleri ve asansörleri koyduğumuzda geriye verimsiz küçük kat planları çıkacaktır.

-Maltepe öyle güzel bir konumda ki arkasında Aydos ormanı, önünde deniz ve adalar, denize yüzünüzü döndüğümüzde solda Dragos tepesi var. Rica ediyorum Maltepelileri bu kadar güzel iken betonlaşmasın. Her parsele deniz/dağ manzarası verelim. Belki hatırlarsınız Zaha Hadid’in Kartal planı vardı. Muhteşem değildi ama belki oradaki bazı fikirleri alabiliriz.

-Kara ve deniz arasında hava akımları olur gece gündüz. Bu akımlara izin verecek yollar, kat yükseklikleri, sıcak yaz akşamlarında klimalara asılarak evlere kapanan insanlar yerine balkonlarında oturan Maltepeliler görmek isteriz.

İstanbul gibi kadim bir şehri dünyaya daha iyi tanıtmak adına ve tüm ülke vatandaşları için farkındalık yaratması bakımından şehrimizi ziyarete gelen turistler ve vatandaşların boğaz köprülerinden geçişi esnasında, köprülerin tam orta noktalarına Avrupa ve Asya kıtalarını, sınırını belirten büyük işaretler yapılmasını rica ediyorum. Araçla geçerken sınır çizgisi, büyük tabelalar gibi işaretler şehrin manasını daha iyi yansıtacaktır.

1-Toplanma alanlarına yer altı depolarının yapılması ve yer üstüne musluklar koyularak deprem sonrası halkın su ihtiyacının kolayca karşılanması.

2-Toplanma alanlarına normalde oturak ama deprem anında hemen tuvalete dönüşebilen tuvaletlerin yapılabilmesi

3-Toplanma alanında yine normal zamanda oturulabilir ve kapağı kaldırdığında doğal gaza bağlı ocak olan sistemin kurulması deprem sonrası kilidi açılarak halkın kullanımına sunulması.

4-Yine toplanma alanlarında acil durumlarda halkın rahatlıkla kullanabilmesi için direklere elektrik prizlerinin koyulması ve ücretsiz halkın hizmetine sunulması.

5-Deprem öncesi halka Afet Farkındalık Eğitimlerin verilmesi bu konuda dernek ve eğitmenlerimiz sizlere yardımcı olacak ve belediyemizden eğitim materyallerinin temininin yapılması.

6-İBB’nin destekleriyle eğitmen sayılarının artırılması, eğitimlerinin belediye tarafından verilmesi

Yukardaki önerilerimizin dikkate alınması ve Zeytinburnu Mahalle Afet Gönüllüleri Derneği olarak halkımızın deprem öncesi daha bilinçli hale getirilmesi hususunda çalışmalarımıza da destek verilmesi.

Florya semt sakinleri olarak maalesef Florya, Yeşilköy, Yeşilyurt ve Basınköy’de +1 kat imar artışı fikri ile ilgili endişe duymaktayız. Bu semtler nispeten az katlı ve bahçeli kalmayı başarabilmiş semtler. Bu dokunun kaybolması şehrimiz için de bir kayıp olur düşüncesindeyiz.

Büyükçekmece; Celaliye, Kamiloba ve Kumburgaz imar planında maksimum 4 Kat korunmalı. Bina zemin katlarında her yerde ticari imar verilmemeli, olabildiğince sınırlı tutulmalı. Sahil kısımlarında depremden en çok etkilenecek olan siteler ile ilgili bir çözüm bulunmalı. Belki TEM otoyolu üzeri imarsız alanlar da bu çözüme dahil edilmeli. Yapılan plan çalışmasında şu anda var olan parsel sınırları mutlaka dikkate alınmalı. Çünkü bu konuda çok dava konusu oluyor ve iş gereksiz yere uzuyor.

İstanbul’u çok seviyorum ve İstanbul’la ilgili en büyük hayalim, İstanbul’un kent kimliğini koruması ve bunu her sokakta, her yapıda bize hissettirmesi. Mesela Pera’da veya Karaköy Bankalar Caddesi’nde yürürken o binalara bakıp iç geçiriyorum. Sultanahmet’i, tarihi yarımadayı düşünüyorum ve iç geçiriyorum. Avrupa’da çoğu kent tarihi kimliğini, yapılan tüm binalarda, sokaklarda, sokak lambalarında, kaldırımlarda, peyzajlarda koruyor. Hatta modern yapılar bile buna ayak uyduruyor. Bizde ise olağanüstü bir potansiyel varken, her sokak buram buram İstanbul kimliği, tarihimiz ve kültürle dolup taşabilirken bu konuya karşı olağanüstü bir vurdum duymazlık ve daha da kötüsü tahribat var. Üsküdar’daki, Esenyurt’taki, Sarıyer’deki bir sokak neden aynı? Tarihi yarımadada neden buram buram şehrin ruhunu yaşayarak dolaşamıyoruz? Ümraniye’deki yapılar neden Akaretler’deki, Pera’daki yapılar gibi değil? Kendi değerlerimizi yok etmemiz beni derinden üzüyor. Tarihiyle, kimliğiyle, ruhuyla her detayında, çöp kutusundan reklam panosuna kadar bunu bize hissettiren bir İstanbul hayal ediyorum da gerçekten o gün her şey çok güzel olacak. Umarım kentimizin üzerindeki yıkımı hep beraber onaracağımız günler yakındır.

50 yıldır Güven Mahallesi Tağmaç sokakta ikamet etmekteyim. İlçemizde bilinen deprem tehlikesine karşın lehimize hiçbir çalışma yapılmamaktadır. Tarafımıza önerilen tek şey apartman sakinlerinin müteahhit ile anlaşarak binalarını yenileyebileceği olmuştur. 36 daireli bir apartmanımızın dönüşüm maliyeti daire başına 250000 TL olarak belirlenmiştir. Bu parayı ödeyebilecek apartman sakini bulunmamaktadır. İmar planlaması ile bu sorunlar giderilebilir ve bizlerin ölümü beklemememiz engellenebilir diye düşünüyorum.

Ümraniye İlçesi Atatürk Mahallesi 11 pafta 787 ada 51/52/67/68 parsellere ilişkin imar plan değişikliğine ilişkin yakın bölgelerde oturan halk olarak trafik yoğunluğu konusunda bir takım endişelerimiz bulunmaktadır ve bu alanın eski imar planına uygun okul gibi halka hizmet edecek bir kamusal alan olmasının daha uygun olacağını düşünmekteyim.

Dünyadaki, günümüzde ve gelecekte en önemli konu su. Önerim binalarda atık suların ayrı tesisat döşenerek bina altı depolarda toplanarak filtre edilmesi ve tekrar kullanılması. Bu sistem yağmur suları için de kullanılabilir. Yeni binalarda ruhsat yönetmeliğine de eklenebilir. Bugüne kadar bu konuyla alakalı hiç çalışma duymadım. Şu an barajlarımızda dolum oranı fena değil fakat bu korkuyu tekrar yaşayacağız ve dediğim gibi bir önlem almaz isek ileride kabusa dönüşebilir. Belediyenin denizden su arıtma ve sarnıç çalışmaları olduğunu biliyorum ama kanalizasyona giden yağmur sularını da denize ulaşmadan yakalamak gerektiğini düşünüyorum.

İstanbul Üsküdar Libadiye Caddesi üzerinde emaar square alışveriş merkezinin ağaçları tahrip ederek açtığı “U” dönüşünün kapatılmasını talep ediyorum. Çünkü 50 metre ilerde aynı şekilde “U” dönüşü mevcut, ikincisinin açılmasına gerek kalmadığı gibi araçlar için de tehlike arz edebiliyor. Sürekli Beyaz Masaya iletmeme rağmen sadece kesilen ağaçların yerine çiçekler ekildi. Ayrıca aynı yol üzerinde orta refüjdeki ağaçların tahribatına da neden oldular. Kaldırımların dahi tek desenli olmayıp yarı parke taşı, yarı beton dökülerek eski güzelliği yok oldu. Küçük cadde otobana döndü, araçlar da yokuş aşağı olduğundan dolayı hızla geçmektedir. İlgili görsellere buradan ve buradan ulaşabilirsiniz.

Güzelyurt Mahallesi, Gençlik Caddesi Köfteci Yusuf’un yanındaki yolu vatandaşlar çok kullanıyor ancak haritada yol olarak gözükmesine rağmen bir yol yapılmış değil. Bir yol yapılsa yağmurda etrafında dolaşmak zorunda kalmadan yürüsek güzel olur.

Kağıthane’de yaşayan köpek sahipleriyiz. Her sabah ve akşam Hasbahçe parkında köpeklerimizle buluşuyoruz. Bu parkta ne yazık ki köpeklere ayrılmış alan daracık ve kullanışlı değil. Parkın karşısında, derenin diğer tarafında çok geniş bir alan var. Bu alanın Kağıthane’ye değil İBB’ye bağlı olduğunu öğrendik ve çok mutlu olduk. Bu alana köpeklerimiz için bir bahçe ayrılmasını rica ediyoruz. İçine bir şey koymaya bile gerek yok, sadece burası köpek parkıdır densin yeter.

M7 Kabataş – Esenyurt meydan metro hattının son durağı olan Esenyurt meydan durağı, Esenyurt halkının büyük bir kısmının metro hizmetinden yararlanması için yeterli değildir. Zaten Ardıçlı metro durağı Esenyurt meydana ulaşanlar için yakındır. Esenyurt meydan durağını 500-600 metre daha ileri taşıyarak (Eski Esenyurt Belediyesi’nin karşısındaki Nazım Hikmet Parkına) 400.000-450.000 vatandaşın M7 metro hattından yararlanmasını sağlayabilirsiniz. Böylece İnönü Mah., Zafer Mah., Üçevler Mah., Sultaniye Mah., İncirtepe Mah., Balıkyolu Mah., Talatpaşa Mah. ve Saadetdere Mah. sakinleri yürüme mesafesinde M7 metro hattına ulaşacaktır. Acilen bir saha ekibinizin durumu analiz etmesini ve bu yönde bir çalışma yapılmasını rica ederim.

Bağdat caddesinin (Bostancı tren köprüsü ile Kızıltoprak BP benzin istasyonu arası) trafiğe kapatılıp gidiş geliş tramvay ile aralara durak konularak yeniden düzenlenmesini öneriyorum. Fener Yolu’nda Mustafa Mazhar Bey sokak ve Lalezar sokak, Göztepe’de Tütüncü Mehmet Efendi caddesi ve Prof. Dr. Hulusi Behçet caddesi, Erenköy’de Ethem Efendi caddesi ve Erenköy Cami sokak, Suadiye’de Ayşe çavuş caddesi ve Plaj yolu sokak, Bostancı’da Kasadar sokak güzergahları trafiğe açılarak dikey ulaşım ve geçişin sağlanması için yeterli olacaktır. Bu güzergahlar tren hatlarıyla uyumlu, geniş caddelerin olduğu ve tramvayın geçiş yapabileceği bölümler olacaktır. Dükkanların mal sevkiyatı için de tramvay çalışma saatleri dışında (06-23 arasında 10 dakikada 1 sefer, 23ten sonrada saat başı 1 sefer) 23-06 arasında yapabileceklerini düşünüyorum.

Bazı taşıt markaları elektrikli otobüs üretmeyi planlıyor. Günümüzde çeşitli hatlarda çalışan sarı dolmuş tabir edilen araçların, ekolojik elektrikli minibüslere dönüştürülebileceği önerisinde bulunmak istedim.

Esenyurt Selahaddin Eyyubi mahallesinde İBB’ye ait yol yapım çalışmasının sokaklara bağlandığı yeni projede ve 418 ada 12 ve 13 no’lu parsellerin sokağında yan yolu tekrardan yapmanın çok mantıksız ve kullanım dışı olmasından dolayı bu yol iptal edilmeli. Esenyurt Belediyesinin bu gereksiz yan yol inşası ile özel mülkiyet sahiplerinin mağduriyeti yaşamaması ve ekstra bir gider olmaması adına iptal olması daha ekonomik olacaktır.

  1. K.Çekmece Halkalı Turgut Özal Bulvarı üzerinde bulunan Konutbirlik Ehlibeyt Camii önünde halkalı yönü gelişinden orta refüjün açılarak Konutbirlik sitelerimize girişin sağlanması, çarşı merkezinin daha faal hale gelmesi ve olası bir afet anında araçlarımızın siteden güvenli alanlara çıkışının kolaylaştırılmasını talep ediyoruz.
  2. K.Çekmece İstasyon Mahallesi Rıfat Ilgaz Caddesi demir yolu paraleline İstinat duvarı yapılmasını talep ediyoruz. Nükleer Araştırma Merkezi ve General Hamza Günalp Kışlası alanlarında terkedilen sokak hayvanlarının toplatılmasını, bu alanların alkolikler ve uyuşturucu madde bağımlılarından temizlenerek zabıtalarca kontrol altına alınmasını, bölgede yaşayanların hayatını kolaylaştırmanızı bekliyoruz.

Pandemi ile birlikte artan yeşil alan, yürüyüş yolu, bisiklet yolu ihtiyacı hakkında

-Anadolu yakası E-5 üstü semtlerden sahil güzergahına otomobil kullanmadan; Bostancı-Erenköy-Göztepe gibi lokasyonlardan yürüyüş ve bisiklet yolları yapılması

-Anadolu yakası E-5 üstü semt sakinlerine yönelik (su yolu konseptinde), etrafında bisiklet yolu, yürüyüş yolu ve çocuk parklarının yapılması. Bununla birlikte amatör sanatçılara ev sahipliği yapacak atölyeler, mini açık konser alanlarının yapılması. Böylece E-5 üstünde yasayan vatandaşlar hafta sonları otomobilini almadan, evinden bisikletle ya da yürüyerek ulaşmış olur. Kentsel dağılım için eşit algoritma oluşur. Aynı zamanda hafta sonu trafiği son bulur. Her semte bir tenis kortu, basket sahası, futbol sahası gibi alternatif alanlar yaratılmalıdır.

Mahmutbey Caddesindeki Kocasinan Mezarlığı yanında kötü düzenlenmiş minik bir park var. Parkın zemini tepe gibi saçma bir şekilde yüksekte ve çok kullanışsız olduğundan düzeltilmeli.

Karadolap Mahallesinde oturuyorum. 36 yaşındayım ve 20 senedir bu semtte ikamet ediyorum. Mahallelinin çoğunun tapusu yok, ilçe belediyesi yıllardır insanları oyaladı. Gecekondu, çarpık kentleşmeden kurtulmak için tapu sorununun çözülmesi gerekiyor.

Avcılar Ambarlı Mahallesinde kentsel dönüşüm için müteahhitler tarafından metrekaresi 2100 tl veya 3000 tl para istenmektedir. 150 metrekare ev 300000 tl olmakta birlikte çekilebilecek kredi en fazla 125000 tl.dir. İBB olarak bize destek vermesini, taksitle müteahhitlere değil güvendiğimiz kurum İBB’ye ödeme yapmayı öneriyorum.

Ambarlı Limanı ile Kuzey Marmara Otoyolu arasında Hadımköy civarındaki antrepoları da kapsayacak şekilde bağlantı oluşturacak yeni bir yol tünel güzergahı öneriyorum. Bu güzergah hem şehir trafiğini rahatlatacak, hem de ağır taşıtların toplu olarak hareket etmesini sağlayacaktır.

Çatalca Bahşayiş Mahallesinde senelerdir imar çıkmasını beklemekteyiz, nihayet çalışmalar başladı. Fikir olarak bölgenin ortasından geçen tren yolu var ve buraya Çatalca istasyonu yapılması planlanıyor. Bu istasyon ciddi bir lojistik yükünü taşıyacaktır. Bu yükü hem taşıyabilmesi hem de depolamada kolaylığı sağlamak için depo alanlarının yapılması faydalı olacaktır diye düşünüyorum.

Sultangazi Habibler A1 Caddesi 2732 Sokaktaki mezarlığın devamında bulunan boş arazinin mezarlık alanı yapılması.

İstanbul’ da raylı sistemleri daha etkin kullanmaya ve trafik yükünü azaltmaya yönelik teklifime buradan ulaşabilirsiniz.

Cemil Meriç mahallesinde çocukların rahatça oynayabilmesi, uzaktaki parklara gitmememiz için yeni park projesi ya da var olan parkların bakım çalışmalarının artırılması.

Merve Mah. Erciyes Sokakta 20+ yıl önce deniz kumuyla yapılmış bir binada oturuyorum. Olası bir depremde binamızın altında kalıp ölmekten ve ailemi kaybetmekten çok korkuyorum. ve yaşanacak insan zayiatını tahmin bile edemiyorum. Ailemi taşınmaya ikna edemiyorum. Size burada Merve mahallesinin bir bölümü blok blok kentsel dönüşüm için böldüm. Buralarda kentsel dönüşüme girmiş binalar elbette ki var fakat blok halinde inşa edilirse herkesin faydalanabileceği güzel bir proje olur ve kentsel dönüşüm ile korkumuzu yenmiş oluruz.

Meydanlar bir kentin dünyaya açılan yüzüdür. Taksim meydanında bölgenin tarihi dokusuna uymayan çirkin görüntüler yıllardır giderilemedi. İstiklal caddesi girişindeki uzun binanın meydana bakan cephesi simsiyah ve bakımsız durumda. Bu çirkin görüntü gerçekten rahatsız edici. O biçimsiz binanın tümden tıraşlanması gerekir. En azından meydana bakan cephesi hak sahipleriyle anlaşılarak rehabilite edilebilir. İlgili görsele buradan ulaşabilirsiniz.

Tarlabaşı yönündeki küçük biçimsiz ve ruhsuz apartmanların hak sahipleriyle de anlaşılarak meydana yakışacak bir şekilde dizayn edilmesi gerekir. Bu kapsamdaki dünyadaki önemli şehirlerin meydan planlamalarına bakabilirsiniz. Taksim 360 projesi gibi barok ve modern mimari şeklinde bir rehabilite çalışması yapılabilir. Meydan daha kimlikli ve bütüncül bir hale getirilebilir. Bunlar çok büyük projeler değil, ufak dokunuşlarla Taksim meydanı daha derli toplu hale dönüştürülebilir. İlgili görsele buradan ulaşabilirsiniz.

1. Adalarda toplu taşıma için elektrikli araç uygulaması doğru bir karar olmuştur. Ancak, faytonlar, çok az bir sayıda, nostaljik amaç ile kullanılmaya devam edilmelidir. 200 yıllık bir gelenek ve kültür, bir kişinin/grubun kararı ile yok edilemez. Atların bakımı ve çalışma saatleri kontrol altında tutularak, boş vakitlerinde doğal ortamda dolaşacakları yerler düzenlenerek bu başarılabilir. Kısıtlı sayıda olacak faytonlara binmek internetten randevu ile yapılabilir.

2. Adalar’da faytonlar yerine konulan elektrikli araçların şoförleri, sanki acele bir yerlere yetişiyormuş gibi sürekli klakson çalmaktadırlar. Klakson, yerleşik ada halkına saygısızlıktır. En fazla 20-30 km hızla giden bir aracın klakson çalmasına da hiç gerek yoktur. Tüm kornaların daha kısık sesli olanlarla değiştirilmelidir.

3. Diğer adaları bilmiyorum ama Büyükada’da tur yolunda yolların orta hatlarını belirlemek için konulan kırmızı plastik babalar, sit alanı adaların estetiğine yapılabilecek en büyük saygısızlıktır.

4. Adalarda doğal koylara yerleşmiş olan tüm beton plaj ve tesisler yıkılmalı, buralar eski doğal hallerine geri getirilmelidir.

Kadıköy moda sahilindeki tuvaletler oldukça yetersizdir. Sağlık açısından risk oluşturmaması için ek tuvaletler getirerek bu sorun çözülmelidir.

Maalesef İstanbul’da yapılaşma çok olduğu için yeşil alan, temiz hava, su baskını, akan yağmurun boşa gitmesi gibi bir çok sorunumuz var. Bu duruma çare olarak yapılan bütün binaların çatıları toprak ile örtülüp çim ekilse, çatıya düşen yağmur binadaki küçük arıtmadan geçip bina temizliği ve çatıdaki yeşil alan sulamasında kullanılsa hem şehrimiz daha nefes alabilir bir yer olur hem de yazları daha serin bir ortam yaratmış oluruz

Üsküdar, Ünalan Mahallesinin kentsel dönüşüm kapsamına alınmasını istiyoruz. Şu anda imar 2kat olarak uygulanıyor. Müteahhit firmalar daireleri 50 m² olarak yapıyor. 50 m² daireler aile yapımız için uygun olmuyor. Mahallemizde geniş sokak ve caddeleri, binaların altında otoparkları olan yaşanılabilir bir planlama istiyoruz.

80.000 nüfusun yaşadığı Yeşilkent Mahallesine imarın gelmesini istiyoruz.

Bahçelievler, Hürriyet Mahallesi, Nergis Sokakta oturuyoruz. Olası bir depremde göçükte kalacağımızı biliyoruz ve bir an önce binaların yenilenmesini istiyoruz. Müteahhitlerle iletişime geçip, insanların yaşamaları için çıkarsız acil çözüm bekliyoruz.

Sabiha Gökçen Havaalanından otoyola girip, FSM Köprüsü güzergahını takip ederek, Avrupa yakası Mahmutbey gişelerinden kendi arabamla çıkış yapmak istiyorum. Ancak bu seyahati yapamıyorum. Çünkü Trafiğe yakalandığımda en az 5-6 saat yolculuk yapmalıyım. Bu güzergahlarda ihtiyaçlarımızı gidermek için her 5 km’de bir genel tuvalet yapılması gerektiğini düşünüyorum. Büyük bir sorunu çözmüş olursunuz.

Esenler, Havaalanı Mahallesi, Göksu Sokakta ikamet etmekteyim (627/14). Yapılış tarihi yaklaşık 50 yaşında ve beş katlı olan binamızın imarlı olması sebebi ile ne daha önce yapılan ve hali hazırda yapılıyor olan kentsel dönüşümden faydalanamıyoruz. Binamız bodrumu olmayan ve her depremde zarar gören bir yapı. Binamızda depremden zarar gören bölümlerini sıva ile kapatıp üstüne boya vuruyoruz. Binamızda gün için de titremeler, sallantılar oluyor. Biz depremi her gün yavaş yavaş sallanarak yaşıyoruz. Binamızda şiddeti 3 olan bir depremi 5 ve üzeri şiddetin de yaşıyoruz. Binamızın hasarlı olduğunu söyleyerek ”Hasar raporundan hemen sonra binanızı boşaltmak ve kendi imkanlarınızla yaptırmak zorunda olduğumuzu, devletin vatandaşa sunduğu kira yardımı veya kredi yardımından yararlanmamızı öneriyorsunuz” ancak biz zaten maddi imkanları yerinde olan insanlar olsak 50 yaşında ve depremden zarar görmüş bir bina da oturmayız. Bu sorunumuzla, sıkıntımızla ilgili en riskli binaları önceliğe almak ve bu binaların ”imarlı veya imarsız” yenilenmesi konusuna bakılmaksızın acil önlemlerin alınması gerekmektedir.

Ümraniye, İclal Caddesinde geniş kaldırımlara gerek yok.

Bizler Bakırköy’de zamanında kaçak yapılmış bir apartmanda ikamet ediyoruz. Evimizi güvenli hale getirmenin bedeli yüksek bir inşaat maliyeti ve evimizin küçülmesi. Her iki konu da ağır. Müteahhit kaçak evi yapmış, biz de bilmeden aldık… evet suçluyuz.. Ama devlet de denetim görevini yapmamış. Zamanında tapuya şerh koyulup, konutların satılmasını engellemek gerekirdi. Benim önerim her türlü olumsuzluğuna rağmen +1 kat artışı izninin verilmesidir.

Plan çalışmalarını yaparken mutlaka ED-50 ya da çeşitli mevzii koordinatlarda kalmış planların ITRF-96 datumuna taşınmasını gerektiren alanlar öncelikli olmalıdır. Elbette tüm planlar tek bir koordinat sisteminde koordinatlandırılıp İBB İmar Sor gibi uygulamalara yükleniyor ancak planların bazıları yapıldıkları tarihin çok eski olmasından dolayı ITRF-96’da değil.

Tuzla, Aydınlı Mahallesi Bahçelievler Mevkii ulaşım açısından sıkıntılı bir yer. Giriş ve çıkış tek yoldan yapılıyor. Bu mahalle ile ilgili yol çalışmaları yapılabilir.

Orhanlı-Kurtköy bağlantı yolu arasında Aydınlı Mahallesine girmeden yol yapılabilir. Burası akşam ve sabah saatlerinde tıkanma noktasına geliyor. Tuzla Belediyesinin yol projeleri arasında görülmüyor. Bu yol yapılırsa iyi bir çalışma olacaktır.

Adalardaki en büyük problem kiralık bisiklet kazaları sonucu yaralanan veya sakat kalan gençlerdir. Kiralık bisiklet trafiğinin kaza oranını yüzde 80 düşürecek şekilde kısıtlamak zorunludur. Bisikletlerin lunapark meydanında sadece büyük tur yolunda kullanılmak üzere kiralanması bir çözüm olabilir. Ya da kumsal yolunun kiralık bisiklet gezi güzergahı olması trafik ve kiralık bisikletler için iyi bir çözümdür.

Deprem riskli bölgede bulunan Bakırköy’de eski binalarda oturan halk, depreme dayanıklı evlerde oturmak istiyor ancak herkesin maddi imkanları buna uygun değil. 1 veya 2 kat imar artışı verilse, yeni yapılan evlerimiz olduğundan daha küçük olmak zorunda kalmasa, kira yardımı alacaklar kredi çekemezler ya da kredi çekecekler kira yardımı alamazlar diye koşul konmasa, engel koyulacağına yol açsalar da halk evlerini yıktırabilse ve depreme dayanıklı yeni evlerde sıcacık oturabilse. Fena mı olur acaba?

Kanal İstanbul projesinin iptali için buradan bir platform açıp bu kampanyaya online olarak İstanbulluların katılımını sağlayabilir misiniz? Çünkü itiraz dilekçesini pandemi sürecinde olduğumuz için gerekli kurumlara gidip yapamıyoruz.

Yaşadığımız şehirde kentsel dönüşümle beraber gelen sorunlardan bir tanesi de kaldırım işgalleri. Söz konusu konu ile ilgili görsele buradan ulaşabilirsiniz. Kadıköy de yaşayan biri olarak gördüğüm kaldırım işgallerini sosyal medya üzerinden Kadıköy Belediyesine bildiriyorum fakat çoğunlukla cevap verilmiyor. Kaldırım işgali çözümü en basit problem, bu konu hakkında bir sosyal medya hesabı açarak ilçe belediyelerini koordine edebilirsiniz.

Tuzla, Aydınlı Mahallesi 465 parselde oturuyorum. Büyükşehir belediyesi tarafından yapılan bir çalışma var ama bir türlü meclis gündeminde görüşülmüyor. Bu planın kabul edilmesi ve nazım imar planının girmesini bekliyoruz. İmar olmadığı için altyapımız yok mağduruz.

Avcılar İlçesi, Yeşilkent Mahallesinde oturmaktayım. Mahallemizin birçok eksiği var ama benim fikrim Leyla Bayramın yanında bulunan boş alanın meydan tarzında ağaçlık güzel bir yer olarak değerlendirilmesi ve tam bu alanın karşısında bulunan Turan deresinin de yürüyüş yolu olarak halka kazandırılmasıdır. Mahalleye merkezi çok büyük bir sosyal alan kazandırır. Belirttiğim alandaki kreşi kenara alarak oradaki alanı halka kazandırabiliriz.

Benim önerim bir an önce iptal edilmesi gerektiği kanaatinde olduğum bodrum katları. İstanbul genelinde altyapı çalışmalarındaki yetersizlik bodrum katlarında yaşayanlar için sıkıntı oluşturuyor. Müteahhitler rant sağlamak amacıyla usulsüz bina inşa ederek güneş almayan, mağara gibi bodrum katlarından para kazanıyorlar. Çekmeköy’de planlara, emsale uyulmuyor. Planların durdu, yeni planlar düzenlenirken bodrum katlar kaldırılmalı, inşaat nizamı, kat yükseklikleri ve emsaller plan notlarında yeniden değerlendirilmeli.

Yaklaşık 65 yıldır yaşadığım bölgede Taksim Meydanı’nın ortasına yapılacak büyük ve ihtişamlı aynı zamanda sanatsal değeri olan heykellerle süslenmiş bir havuz yapılması projelere değer katacaktır.

Yıllardır tapu sorununun çözülemediği Cemil Meriç Mahallesinde bazı parsellerin mahkemelik, bazı parsellerin ise içme suyu havzasında bulunduğunu biliyoruz ancak artık yapılar miladını doldurdu, imar planı yapılması gerekiyor.

Bizimkent araç köprüsünden Cumhuriyet metrobüs durağına (Şükrübey metrobüs durağı gibi) yatay iniş yapılması.

Sultanbeyli, Adil Mahallesinde ikamet ediyorum. Son zamanlarda inşaat artı ama özellikle cadde üzerinde bulunan dükkanlar iskan alındıktan sonra dükkanı genişleterek kaldırımı işgal ediyorlar. İskan alındıktan sonra da kontrollerin yapılması, iskan dışı yapılaşmaya izin verilmemesi gerekiyor.  Toprak sahibi müteahhit daire satarken sadece dükkan önü diye bina ortak alanlarına ekleyerek muvaketname imzalatılıyor, bina ortak alanı ve kaldırımlar işgal ediliyor, bina ortak alanlar dükkana dönüşüyor ve dükkan sahibi de  belediyeden izin aldım diyor. İskan dışı yapılaşmaya bina sakinlerin izni bile olsa izin verilmemeli.

Tuzla, Aydınlı bölgesi için hazırladığınız 1/5000 ölçekli planların bir an önce çıkarılması.

Kentsel dönüşümün finansmanı konusunda bir projemi size aktarmak istiyorum. Teknolojik kısmı çözdüğümüz için İBB ile işbirliği ile hızlı bir kentsel dönüşüm hareketi başlatabiliriz. Gayrimenkul sertifikasını blok zincir teknolojisi ile geliştirerek tüm taraflar için kolay ulaşılabilir hale getiriyoruz. Siz de uygun görürseniz bir sunum yapmak isteriz.

Çekmeköy İstanbul’un kuzey ormanlarının büyük bir bölümünü barındırıyor fakat bir orman yürüyüş parkımız yok. (Polonezköy, Belgrad Ormanı gibi.) İlçemizde çocuklarımızın koşup oynayacağı, doğayı inceleyeceği  kamuya açık alanlar olmalı.

Günümüzde artık küresel ısınmanın bağlı olduğu doğa olayları yaşamaktayız. Kuraklık ve mevsim değişiklikleri mevcut. Benim fikrim elektrikli ve hibrit belediye otobüsleri olması, yol kenarındaki aydınlatma ve trafik ışıkları sistemleri için ise güneş enerjisi veya rüzgar enerjisi yapılması. Çünkü Marmara bölgesi genelde rüzgar alan bir bölge, bütçe ve elektrik tüketimi açısından faydalı olacağını düşünüyorum. Ve bolca çam ağacı yerine çin kavağı denilen kiri ağacı dikmenizi temenni ederim. Söz konusu ağaç her türlü mevsim ve kötü şartlara dayanıklı, normal bir çam ağacından 10 kat daha fazla oksijen veriyor.

Avcılarda ikamet etmekteyim. Cevizlibağ-Beylükdüzü arası metro hattı gibi bir proje yapılmalı. Trafik nedeniyle eve ulaşmakta zorlanıyoruz ve tek hızlı çözüm ise metrobüs ancak o da çok kalabalık oluyor.

Bakırköy, Kartaltepe Mahallesi kentsel dönüşüm için +1 kat imar artışı ile birlikte artacak nüfusla ilgili altyapı çalışması yapılmalı. Çoğu memur ve emekli olan ilçemizin sosyal yaşamı korunmalı.

Ayamama Yaşam Vadisi projesi gibi güzel proje, Maltepe ve Kadıköy ilçesi sınırındaki Çamaşırcı Deresi’nde de uygulanabilir. E-5 ve sahili dere boyunca güzel ışıklandırılmış ve yaya yolu olarak birleştirmek düşünülebilir.

Fatih Belediyesi imar planlarını revize edilmeli, insanlar 50 yıl öncesi yapılmış o evlerde ölüme terk edilmemeli. Fatih, Atikali Mahallesi plan çalışmalarında kat adedi 3 kat olarak değil (meclis kararına buradan ulaşabilirsiniz), mevcut haliyle verilmeli.

Kennedy caddesi ve  İskele caddesinin başlangıcından başlayan, hükümdar sofrasının önünden metro yapım olan üst geçidin oraya kadar, çok uğraşlarla yaptırdığımız park şimdi otoparka dönüştü. Emlak vergilerimizi ödeyen vatandaşlar olarak bu rezilliğe maruz kalıyoruz. Parkımıza bir an olması gereken haline dönmeli.

ABD Florida Atlantic Üniversitesi’nin Mimarlık Fakültesinde 4. sınıfta okuyorum. Geçtiğimiz güz döneminde üzerinde çalıştığımız bir projeden sizi de haberdar etmek isterim. Bahsettiğim proje, Tarlabaşı’nın Çukur Mahallesini kapsamaktadır. Temel amacı, var olan Tarlabaşı sakinlerinin hayat kalitesini iyileştirmektir. Bu iyileştirmeyi hem bina hem de mahalle kapsamında çalışan grubumuz, mahallenin sosyo-ekonomik ve kültürel dokusuna fayda sağlayacak çözümler sunmuştur. Aynı zamanda, Beyoğlu’nun genelinde yaptığımız araştırmalardan yola çıkarak vardığımız kanılar doğrultusunda, Tarlabaşı’ndaki kentsel dönüşüm sorunsalına da değinilmektedir. Bu çalışmalar (öncelikle) mimari ve strüktür açısından incelenmiş ve çeşitli konsept tasarıları elde edilmiştir. Çalışmada kullandığımız kaynaklar arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün birlikte hazırlamış olduğu “Beyoğlu Olası Deprem Kayıp Tahminleri Kitapçığı”‘na da yer verilmiştir. Bu proje, takım arkadaşım Luisa Giffoni ve benim tarafımdan 2 hafta içerisinde tasarlanmış, Profesör Emmanouil Vermmisso tarafından desteklenmiştir. Burada proje sunumu yer almaktadır.

Maltepe İlçesi, İdealtepe Mahallesi Sümer Sokakta 38 yaşında bir binada oturmaktayım. Bizim sokakta bir çok böyle eski yapı var. Metalin ömrünün de 40 yıl olduğunu düşünürsek binalarımız neredeyse herhangi bir doğal afete maruz kalmadan kendiliğinden yıkılacak. Binaları yenilemek üzere bazı müteahhitler ile görüşmekteyiz. Ancak var olan imar planından dolayı yenileme çalışmaları ilerleyemiyor. Sahip olduğumuz evler en az yarı yarıya küçülüyor ya da üzerine bir ev parası kadar daha para ödemek gerekiyor. Hemen E-5 kenarında binalara 50 kat izni veriliyor. Minibüs caddesi üzerinde bir otele 15-20 kat izin veriliyor. İstediğimiz imar planında yapılacak bir revizyon ile +1 kat imar artış izni verilmesi. Maltepe ile Bostancı arasında bizim durumumuzda olan 150.000 tane bina var. Raporlarınızdan aldım bu bilgiyi ayrıca gazetelerde de yayımlandı. Minibüs yolu ve sağlı sollu iki paralel sokakta bulunan 150.000 bina. Her binaya +1 kat izni verilse ve her katta en az 2 daire olduğu kabul edilirse 300.000 adet yeni vergi mükellefi demektir. İnsanların hayatı kurtulacak, daha rahat ve konforlu yaşayacaklar.

Bahçeşehir Üniversitesi 4. sınıf mimarlık fakültesi öğrencisiyim. Beşiktaş’ın özgün ve çağdaş kimliğine uygun geliştirdiğim bir dönüşüm proje önerisini takdim etmek isterim. Proje, Beşiktaş Evlendirme dairesi karşısında bulunan Kapalı Semt Pazarı ve Belediye otoparkı olarak kullanılan alanı kapsamaktadır. Proje katma değerli bir semt anlayışını barındıran ve birçok fonksiyona yer veren karma bir tasarım anlayışı taşımaktadır. Fonksiyonlar sırasıyla : Kültür merkezi, Ticari alanlar, Ofis alanları ve Konut alanları olarak tanımlanmıştır. Güncel olarak otopark olarak kullanılan alan için alternatif bir yeraltı otoparkı da önerilmiştir. Alandaki doğal öge ve faktörleri analiz ederek doğaya karşı değil doğa ile oluşan kütleler ve tasarım kurgusu izlenmiştir. Proje hakkındaki görseller ve daha fazla detaya buradan ve buradan ulaşabilirsiniz. Kurguladığım ve tasarladığım bu yaşam ve rekreasyon alanlarının, desteğinizle, daha sürdürülebilir ve engelsiz bir Beşiktaş imajı olarak farkındalık yaratacağına inanıyorum. Projenin öncesi ve sonrası çarpıcı dönüşümüne buradan ulaşabilirsiniz.

1) Üsküdar, Harem Otogarının yenilenerek Anadolu Yakasının çekici bir noktası haline getirilmesi. Üsküdar metrosu, Marmaray ve Kadıköy metro ile entegre bir füniküler metro projesi yapılabilir. Böylece otogar ve hastaneye ulaşım kolaylaşır ve sahildeki trafik yoğunluğu azaltılmış olur. Arabalı vapur iskelesi de aktif çalıştığından bu hatta ilgi çoğalacaktır ve bununla beraber Beşiktaş-Eminönü-Kadıköy-Üsküdar seferleri küçük motorlar ile düzenlenebilir. Söz konusu projeler ile Harem cazibe merkezine çevrilerek insanların tercih edeceği bir alan haline gelecektir.

2) Bakırköy-Avcılar-Beylikdüzü-Büyükçekmece-Silivri deniz ulaşımı ile bölge halkına ulaşımda alternatif sağlanabilir. Seferler sabah ve akşam iş saatleriyle başlatılarak kullanıma göre çoğaltılabilir.

3) Yenibosna ve Avcılar kalkışlı 418, 303, 401 gibi İETT hatları merkezi TÜYAP olarak düzenlenir ve standart ücret tarifeleri uygulanırsa hem sefer süresi kısalmış olur hem de daha sık sefer düzenlenebilir.

4) KİPTAŞ iflas ederek inşası yarım kalmış konut projelerine devletten de destek alarak tamamlayabilir ve hak sahiplerine hakkını vermenin yanı sıra boş dairelerin de riskli yapıda oturanlar önceliğe alınarak satışı yapılabilir.

5) Yarım kalan Beylikdüzü metro ile ilgili bir ilerleme yoksa, en azından yeni İETT hatları düzenlenerek ulaşım ihtiyacının karşılanabilir. İç kesimlerde Beylikdüzü son durak-Cumhuriyet Meydanı-Yaşamvadisi-Beykent-Metrobüs-Dereağzı-Gürpınar-Kavaklı-İhlas Marmara-Beylikdüzü OSB-Fatih Sultan Mehmet ve tekrar Beylikdüzü son durak olacak şekilde ring yapan küçük boyutlu İETT araç güzergahı oluşturulabilir.  İETT hattının ismi ise 76Rİ (ring) olarak verilebilir.